Anlaşamama sanatı

'Kavram karmaşası' dedikleri böyle bir şey olmalı. Eski devlet başkanı, emekli general, 12 Eylül cuntasının lideri Evren bir laf etti, ortalık karıştı.

'Kavram karmaşası' dedikleri böyle bir şey olmalı. Eski devlet başkanı, emekli general, 12 Eylül cuntasının lideri Evren bir laf etti, ortalık karıştı. 'Emekli cuntacı bölücü mü oldu?' 'Hakkında dava açılsın!'
'Federasyon istemek bölücülük değil midir?' Ortalık birden şenlendi.
Ne demişti Evren?
Benim anlayabildiğim kadarıyla, "Türkiye'yi şimdiki düzenlemeyle yönetmek zor oluyor, eyalet sistemine geçelim, ülke sekiz eyalete bölünsün, böylece eşgüdümü sağlamak daha kolay olur" demişti. Konuşmada 'federasyon' sözcüğü geçmediği halde, 'Evren federasyon istiyor' dendi ve federasyon bölücülükle eşdeğer sayıldığı için de Evren bölücü ilan edildi!
El insaf!
Her şeyden önce 'eyalet' istemekle federasyon istemek aynı şeyler değildir. 'Eyalet' ilden daha geniş bir yönetim birimidir. Osmanlı'da eyaletler vardı, ama Osmanlı'da federal bir devlet yapısı yoktu. Eyalet yöneticileri padişahın 'kulu' idi. Padişah istediği eyalet yöneticisi paşayı azledebilir veya siyaseten katlettirebilirdi.
Federasyonda ise yöneticiler seçimle başa gelir, merkezden atanmaz. Ve federasyonu oluşturan birimlerin Anayasa'yla tanımlanmış, güvence altına alınmış özerklikleri vardır. Hatta eyaletlerin kendi anayasaları bulunur.
Amerika'da federasyonu oluşturan birimlere 'eyalet' de denmez, 'devlet' denir. Amerika Birleşik 'Devletleri' 50 devletin katılımıyla oluşmuş bir birliktir. Bu birliğe katılım gönüllü de olsa, çıkış gönüllü değildir.
'Federasyon bölünme anlamına gelir' diyenlere anımsatmakta yarar var: ABD'den ayrılmak isteyen Güney eyaletleri ile Kuzey arasında savaş çıktı ve tarihin en kanlı hesaplaşmalarından biri yaşandı. Ve Amerika bölünmedi!
Öte yandan federatif yapının bazı durumlarda bölünmeyi hızlandırdığı da doğrudur. Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Çekoslovakya... bunun en yakın örnekleridir.
Bu arada Hindistan gibi büyük ve fakir bir ülkenin de federasyonla başarılı bir biçimde yönetildiğini anımsamakta yarar var. Türkiye gibi üniter bir yapıda olsaydı, Hindistan muhtemelen yönetilemez ve bölünürdü.
Görüldüğü gibi, her ülkenin kendine özgü koşulları var.
Evren'in 'eyalet' önermesine gelince... Sanırım askeri hiyerarşi alışkanlığından kaynaklanmış bir önermeydi, çok fazla işe yarayacağını sanmam. Elbette seksen ile bölünmüş bir Türkiye'yi yönetmenin zorlukları vardır. Fakat, hızla gelişen iletişim ve ulaşım olanakları sayesinde bu zorlukların azalması beklenmelidir. Uydu iletişimiyle, internetle ve bilgisayar ağlarıyla donatılmış bir Türkiye'yi yönetmek artık daha kolay olmalı.
Ayrıca Evren'in ifadesinden anlaşılan o ki, kendisi 'bölge valiliği' türünden 'idari' bir birimden söz etmek istemiştir, 'federe devlet' türü siyasi bir örgütlenmeden değil. Tartışmanın nasıl olup da bir anda 'federasyona' ve 'bölücülüğe' kaydığını görmek gerçekten ibret vericiydi.