Atatürk ne yapmıştı ki?

Başbakan Erdoğan hızlı mı hızlı, kızgın mı kızgın, veryansın ediyor CHP'ye, "Sorulduğu zaman ilk kurulan parti biziz, ilk kurulan parti sizsiniz de acaba kadınlarımıza bu ülkede neler kazandırdınız?"

Başbakan Erdoğan hızlı mı hızlı, kızgın mı kızgın, veryansın ediyor CHP'ye, "Sorulduğu zaman ilk kurulan parti biziz, ilk kurulan parti sizsiniz de acaba kadınlarımıza bu ülkede neler kazandırdınız?"
Ve ekliyor, 'Haydi Kızlar Okula' kampanyasını biz başlattık, CHP değil!" Aferin AKP'ye ve Erdoğan'a! Demek beş senelik icraatının özeti bu imiş! Bu müthiş icraatın mimarı olarak övünmekte haklıdır elbette.
Ama CHP de 'ilk parti' olarak (burada Atatürk döneminin de içerildiğine kuşku var mı?) karınca kararınca bir şeyler yapmadı mı?
Örneğin dört kadınla evlenme kimin döneminde yasaklandı?
Mirastan kızların ve erkeklerin eşit pay almasını kim sağladı?
Kadınlara seçme ve seçilme hakkını hangi lider ve parti verdi?
Kızların erkeklerle birlikte okula gitmesini zorunlu kılan hangi yönetimdir?
Pilotluktan avukatlığa, yargıçlığa kadar bütün mesleklerde kadınlara giriş hakkı hangi partinin ve liderin döneminde tanınmıştır?
Ve bütün bu uygulamaların temelini oluşturan laiklik ilkesi kimin zamanında Anayasa'ya girmiştir?
Erbakan veya Erdoğan döneminde mi? RP veya AKP iktidarları döneminde mi?
Daha düne kadar şeriatı savunan Erdoğan'ın şeriata aykırı olan bu önlemleri alması mümkün müydü?
Kadınlara bu hakları tanıdığı için yıllarca Atatürk'ü ve CHP'yi eleştirenlerin kimler olduğunu anımsatmaya gerek var mı?
Şimdi kalkmış, "Biz 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası başlattık, CHP ve Atatürk ne yaptı?" diyebiliyorlar! Yapılanların kıymetini bilmek için Irak'a, İran'a, Suudi Arabistan'a, Afganistan'a, Sudan'a.. bakmak yeterlidir.
Hatta yerel yönetimlerde başa gelenlerin 'ılımlı İslam' uygulamasını başlattıkları Endonezya bile haber oluyor artık. Bu ülkede gece sokağa çıkan kadınlara hapis cezası verilmeye başlandı.
Şeriat yasası uygulanmaya konuldu. Hıristiyan çocuklarına bile okulda başörtüsü zorunluluğu getirildi. Güçlü yerel yönetimler sayesinde bu ülkede 50'den fazla kentin yönetiminde şeriatçılar hâkim durumda. Parlamento'nun gündemindeki bir yasa tasarısına göre toplum içinde öpüşmenin cezası beş yıl hapis!
Yerel yönetimleri kullanarak iktidara gelmek ilk kez Endonezya'da olmuyor. Köktendinciler bu yöntemi daha önce Nijerya'da da uyguladılar. Tecavüze uğrayan kadınları idama mahkûm ederek dünyanın gündemine oturdular.
Şimdi de AKP'nin gündeminde yerel yönetimin yetkilerini artırmak var.
Hayırdır inşallah! Şeriatı öven, kadınların cennete gitmek için kocasının gönlünü hoş etmesi gerektiğini yazan kitapçıkları çıkaranlar bizim AKP'li belediyelerimiz değil miydi?
Her neyse. 8 Mart'ınız kutlu olsun hanımlar!