Bataklık

Talabani ve Barzani bize akıl veriyor: "Sınır ötesi operasyon sizi Ortadoğu bataklığına sokar. Haydi biz zaten bataklığın içindeyiz. Bari siz girmeyin!"

Talabani ve Barzani bize akıl veriyor: "Sınır ötesi operasyon sizi Ortadoğu bataklığına sokar. Haydi biz zaten bataklığın içindeyiz. Bari siz girmeyin!"
Çocuk kandırıyorlar sanki.
Biz Ortadoğu'ya girmesek, Ortadoğu bize giriyor. Kurtuluş yok. Bari girmişken tam girelim. O ünlü fıkrada olduğu gibi. Kedi fareyi kovalıyormuş. Fare ahıra kaçmış ve ineğin arkasına saklanmış. İnek bu ya, tutmuş kakasını farenin üzerine yapmış ve fare kakanın içine gizlenmiş. Yalnız kuyruğu açıkta kalmış. Kedi fareyi kuyruğundan tutup yiyivermiş.
Bu kıssadan şu hisse çıkıyor. Birincisi, size her pislik atan düşman değildir. İkincisi, sizi her pislikten çekip çıkaran dost değildir. Üçüncüsü, bir pisliğe girdinse sonuna kadar gir, kuyruğun dışarıda kalmasın.
Türkiye senelerdir Ortadoğu bataklığına biraz bulaşıp kuyruğunu hep dışarıda bıraktı. 'Biz bu mahallede oturuyoruz, ama aslında Avrupalıyız' havasına yattı. Ama son olaylardan sonra kuyruğunu da bataklığa sokmaktan başka çaresi kalmadı anlaşılan.
Ortadoğu'da geçerli olan iki faktör var: Petrol ve şiddet. İkisi de birbirine bağlı. Geçen ay İsrail gitti durup dururken Suriye'yi bombaladı. Nereyi, ne için bombaladı pek anlaşılamadı. Sonra hiçbir şey olmamış gibi hayat devam etti.
Saddam Hüseyin de benzer şeyler yapardı. Bir sabah kalkar, "Ordular, ilk hedefiniz İran, ileri!" diye emir verirdi. Sekiz senelik bir savaştan sonra barış gelir, ama fazla sürmezdi. Başka bir sabah kalkar, "Haydi bugün de Kuveyt'i işgal edelim" derdi. Ve ederdi.
İskender gibi, Cengiz Han gibi bir eski zaman fatihi olduğuna inanmış olmalıydı. Oysa bu konuda çok ciddi bir rakibi vardı: Amerika!
İsrail'in neden Suriye'yi bombaladığına ilişkin rivayet çeşitli. Bir söylentiye göre atom bombası üretecek tesisleri vurmuş!
Olabilir. İsrail'in bu konuda sabıkası var zaten.
Aynı mantıkla yakın bir gelecekte İran'ı da vururlarsa hiç şaşmamak lazım!
Fakat böyle bir politika ne kadar süre geçerli olabilir ki?
Bombalama yoluyla bazı ülkelerin nükleer bomba üretmesini geciktirebilirsiniz, ama sonsuza dek engelleyemezsiniz. Nitekim İsrail, Hindistan, Pakistan gibi ülkeler 'Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'na rağmen bu silahı üretmeyi başardılar.
Ne kadar engellemeye çalışsalar da, uzun dönemde İsrail ve ABD'nin İran'ı durdurabileceğini sanmıyorum.
Ve terörist grupların nükleer silah edinmesi de nihayet bir zaman sorunudur.
İster meşru olsun, ister olmasın, şiddete başvurmanın maliyeti (beşeri maliyeti) hızla artıyor. ABD bunu 11 Eylül'de gördü.
Uzun dönemde tek çıkar yol var: Barış, istikrar ve demokrasi, iyi işleyen uluslararası mekanizmalar, güç kullanmayı ilke olarak reddetmek.
Mümkün değil mi dediniz? AB nasıl başardı?