Bir gâvur icadı

Dilin kemiği yok, anladık, ama hiç olmazsa başbakanların ve gazetelerin dilinde biraz kemik olsa iyi olmaz mıydı?

Dilin kemiği yok, anladık, ama hiç olmazsa başbakanların ve gazetelerin dilinde biraz kemik olsa iyi olmaz mıydı?
Başbakan Erdoğan, Kuzey Irak'ta yürütülen askeri operasyonlar için ABD'ye bazı ödünler verildiği iddialarına pek kızmış, "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, bir şeyler verme karşılığında böyle bir işbirliğine girecek kadar şerefsiz değildir!" diyor ve ekliyor, "Bunu iddia edenler alçaktır!"
Keşke duygularını daha ustaca anlatabilecek bir başbakanımız olaydı, diye düşündüm bunu duyunca. Atatürk'ün çok kızdığı zaman karşısındakine 'Efendi!' diye hitap edişi geldi aklıma.
Dünkü yazısında Mehmet Yılmaz, Erdoğan'ın bu konuşmasına değinmiş, iki devletin aralarındaki sorunları çözmek için pazarlık etmesinin çok doğal olduğunu söyledikten sonra Irak savaşından önce Türkiye ile ABD arasında geçen 'at pazarlığına' değiniyor ve soruyor, 'Bu görüşmeleri bir şerefsizlik örneği olarak mı alacağız?'
Oysa Başbakan, 'Ben şerefsiz değilim, ama beni eleştirenler alçaktır' söylemine girmeden, 'Amerika ile pazarlık yaptığımız doğru değildir' diye basit ve yalın bir ifade de kullanabilirdi.
Ama kullanmadı, çünkü abartmanın marifet sayıldığı bir ekolden geliyor. Erbakan'ın habbeyi kubbe yapan üslubunu unutmak mümkün müdür?
100 bin tank, 100 bin uçak muhabbetleri...
Basında da bunun benzerleri var tabii. Dünkü Vakit gazetesine bakınca şaşırdım kaldım. "Hıristiyan âdeti olan yılbaşının eğlencelerle kutlanması Allah'a isyan, şehitlerimize ihanet, tüketim çılgınlığı ve israf olarak nitelendiriliyor... Gençler alkole bulaşıyor, alkol tüketimi insanları bataklığa sürüklüyor... Ahlaksızlığa izin verilmemelidir!"
Babamın Milli Piyango çekilişlerini radyodan heyecanla izlediği ve 'Bu yıl da bir şey çıkmadı' diye söylenerek yeni yılı karşıladığı çocukluk günlerinden beri karınca kararınca yılbaşını kutlarım. Bunu yapmakla Allah'a isyan, şehitlere de ihanet ettiğimin hiç farkında değildim doğrusu! Yalnız ben değil, babam, annem, kardeşlerim, arkadaşlarım, eşim, çocuklarım, hatta bütün Türkiye her yıl Allah'a isyan edermiş meğerse! Farkında olmadan da olsa isyan isyandır işte!
İyi de, yeni yılı kutlamak neden Allah'a isyan olsun? Çok düşündüm, yanıtını bulamadım. Yoksa niye durup dururken Allah'a isyan edeyim ki?
'Yılbaşı kutlamaları Hıristiyan icadı' imiş. Belki, ama şu anda bütün dünya bir arada kutluyor. Düşmanlığın kol gezdiği şu dünyada senede bir kez bütün insanlık yeni yılın gelişini hep birlikte el ele, adım adım izliyor. Pasifik Okyanusu'nun doğusundaki küçücük adalardan, en batıdaki kıtalara kadar neşelerini birbirine katarak kardeşliğini ilan ediyor.
Böylesine bir sevgi ve coşku ortaklığı neden Allah'a isyan olsun ki?
Yılbaşının Hıristiyan icadı olmasına gelince... Yandık gitti demektir. Gazete de Hıristiyan icadıdır, televizyon da, uçak da...
Netçez şindi?