Bombacı çocuk ve kadına kırbaç

İntihar eylemci-leriyle, Suudi Arabistan'da tecavüze uğradığı için kırbaç ve hapis cezaları alan kadın arasında bir bağ var. Gizli ve güçlü bir bağ...

Başbakanımız da birkaç kez söyledi: Dünyada bir 'İslam fobisi' var. 'Müslüman' denince insanların bir kaşı kalkıyor: "Yaa öyle mi? O halde sizi diğer pasaport kuyruğuna alalım!"
'?!'
Buna pek kızıyoruz. Kızmakta haklıyız da. Dünyada 1 milyarı aşkın Müslüman yaşıyor. Çoğu barışçı, sakin, yasalara saygılı, başkasına zarar vemeyen insanlar. Onlara bakıp, 'Bu Batı (Avrupa ve Amerika) bizi yanlış tanıyor' diye feryadı basıyoruz.
İyi de, nasıl ve neden böyle tanınmış İslam ülkeleri?
Amerika'ya 11 Eylül faciasını yaşatanların, İngiltere'de ve İspanya'da otobüs ve metro bombalayanların, İstanbul'da banka, konsolosluk ve havra bombalayanların hiç günahı yok mu bu yanlış anlamada?
İstanbul'da açılan 'Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Fuarı'na Filistinli ressam Essa Yakup bir resimle katılmış. Dört-beş yaşlarında güzel bir çocuk resmi. Bir eliyle zafer işareti yapıyor, diğer eliyle beline bağladığı bombaları okşuyor.
Küçük bir intihar bombacısı! Yaşamdan yana olması gereken sanatçı, çocuğu böyle çizerse, dünya bizi nasıl görür? Nitekim geçenlerde Afganistan'da patlayan bombanın bir çocuk intihar bombacısının marifeti olduğu söylenmişti!
İnsan diyecek söz bulamıyor!
Dünya, İslam âlemine bakarken sadece patlayan bombaları görmüyor. Pek çok İslam ülkesinde kadının konumu ve uygulanan şeriat yasalarının verdiği çağdışı görünüm de İslam ülkelerine ilişkin olumsuz imajı tamamlamaktadır.
Örneğin dün basında yer alan Suudi Arabistanlı kadının başına gelenler. 19 yaşındaki kadına silahlı altı erkek tecavüz eder. Kadın, akrabası olmayan erkeklerle aynı aracın içinde bulunduğu için 200 kırbaç ve altı ay hapis cezasına çarptırılır! Tecavüzcü erkeklere de iki yıl ile dokuz yıl arasında değişen cezalar verillir!
Bizde şeriat hukuku isteyen, 'çok hukuklu düzen' yanlısı olan nice kadın, gerçekte ne istediğini bilse hâlâ aynı görüşü savunur muydu, çok merak ediyorum.
Şeriat düzeni sadece bundan ibaret değil ki! Kadına erkeğin yarısı kadar miras, bir erkeğin birden faza kadınla evlenebilmesi, kocaların karılarını hafifçe dövebilmeleri... İran'da, Afganistan'da, Arabistan'da olduğu gibi giyim-kuşam sınırlamaları...
'İslam fobisi' kuşkusuz ki yerinde bir korku değildir. Batılıların abartmasından kaynaklanmaktadır. Fakat, öyle korkuların ortaya çıkmasında İslam ülkelerinin hiçbir katkısının olmadığını söyleyemeyiz sanırım.
Ve yalnız korku da değil. İslam ülkelerinde çağımıza uygun düşmeyen bir hukuk anlayışı da sürüp gitmekte. Ve Müslüman toplumları çağımızdaki diğer toplumlardan yabancılaştıran, uzaklaştıran bir özellik sergilemektedir.
İntihar bombacısı çocukla, tecavüze uğradığı için kırbaç ve hapis cezalarına çarptırılan kadın arasında bir bağ var. Gizli ve güçlü bir bağ.