Çelişkiler ve kıvılcımlar

Bitip tükenmeyen çelişkilerden örülmüş bir yumak gibi işlerimiz.</br>AKP 'özgürlükçü' ve 'sivil' bir anayasa yapmak istiyor. (Gerçi 'sivil'in 'uygar' anlamına geldiğini söylediler, ama bizim...

Bitip tükenmeyen çelişkilerden örülmüş bir yumak gibi işlerimiz.
AKP 'özgürlükçü' ve 'sivil' bir anayasa yapmak istiyor. (Gerçi 'sivil'in 'uygar' anlamına geldiğini söylediler, ama bizim ülkemizde kimse 'sivil'i 'uygar' anlamında kullanmaz!) Ama din derslerinin 'zorunlu' olarak kalmasından yana!
Bu ne biçim 'din ve vicdan özgürlüğü' anlayışıdır ki bir
dini inanışı zorla çocuklara benimsetme peşindedir? Belli ki işlerine geldiği oranda, işlerine geldiği biçimde bir özgürlük anlayışları var.
Din derslerinin taşıdığı bir diğer çelişki askeri cihetle ilgilidir. Yeni anayasaya 'Din dersleri zorunludur' hükmünün girmesine askerlerin de itiraz etmesi pek mümkün gözükmüyor. Zira bu hüküm 82 Anayasası'na askerler tarafından konuldu! Laiklik ilkesini zedelediği iddiası önemsenmeden! Atatürkçülük adına!
Nereden baksanız alelacayip bir durum.
Bir başka çelişki, AKP'lilerin 'kısa bir anayasa' yapmak için yola çıkmaları. 82 Anayasası'nın çok uzun olduğunu, anayasa ile temel ilkeleri benimseyip, ayrıntıları yasalara, yönetmeliklere bırakmak gerektiğini savundular.
İlke olarak haklılardı.
Fakat şimdi hazırladıkları anayasa taslağına bakıyorum. Okuldaki kılık kıyafet düzenlemesinden verilecek derslere kadar bir yığın ayrıntıyı tıkıştırmaya çalışıyorlar. Böylece nasıl olup da ayrıntıdan arınmış ve kısa bir anayasa yapacaklar bilmiyorum!
Nereye baksanız çelişki dolu.
Avukat dediğin ne yapar? Adaletin yerini bulmasına çalışır. Cinayetlere karşıdır.
Ama gazetelere yansıdığına göre İzmir Barosu Başkanı Erdemir, türkücü Türüt'ün, Hrant Dink cinayetini işleyenleri yücelten şarkısına arka çıkmış!
Bunu sıradan bir vatandaş bile yapsa kınanmalıdır. Bir baro başkanı nasıl böyle bir tavır takınabilir? Hem de İzmir gibi bir kentin baro başkanı?
O kentteki binlerce avukatı temsil eden bir insan?
Benzer bir çelişki poliste yaşanıyor. Polis, vatandaşı korumak için var. Ama İstanbul'da polis merkezine canlı giren Afrikalı bir mültecinin ölüsü çıkıyor.
Diyalektik anlayışa göre çelişkiler olumludur. Çelişkiler sayesinde yaratıcı yenilikler ortaya çıkar, tarih gelişir, toplumlar ilerler.
Ama ben burada sayıp döktüğüm şu çelişkilerden hayırlı bir şeylerin çıkabileceğine inanmıyorum. Bunlar kısır çelişkiler.
"Barikayı hakikat, müsademeyi efkârdan doğar" derdi eskiler. Yani, fikirlerin çarpışmasından gerçeğin kıvılcımı çıkar.
Öyle bir kıvılcım görebiliyor musunuz?