Demokraside çareler...

DTP işe hızlı başladı. Parlamentoda bulunmanın getirdiği bir itidal içinde davranmalarını beklerdim, öyle olmadı...

Seçim sisteminin törpüleyici bir etkisi vardır. Sivrilikleri törpüler, aşırılıkları köreltir. Seçim yoluyla parlamentoya girmek isteyen partiler daha çok oy alabilmek için merkeze yönelirler. 'Merkez' ise genellikle kavga gürültü istemeyen, radikal olmayan insanlardan oluşur. Avrupa'nın demokrasi deneyiminde bunun örneklerini bolca görürüz. Radikal olarak işe başlayan Sosyal Demokrat ve Hıristiyan Demokrat partiler zamanla merkeze kaydılar, eski sivriliklerini yitirdiler. Bizde benzer bir durum 'Milli Görüş' hareketinde gözlendi.
DTP işe hızlı başladı. Parlamentoda bulunmanın getirdiği bir itidal içinde hareket etmelerini beklerdim, ama hiç de öyle değiller. PKK'nın sözcüsü gibi konuşuyorlar. Geldikleri yörenin sorunları ve çözüm yolları gibi konulara pek iltifat etmiyorlar.
Öte yandan, DTP'nin sözcülüğünü yaptığı PKK hiç de parlak bir durumda değil.
Mao'nun ünlü sözüdür, gerillanın başarılı olması, halk içinde sudaki balık gibi olmasıyla mümkündür. Ama PKK, Mao'nun balığı gibi olamadı. Kürtlere de şiddet uygulamaktan geri kalmadı. Silahlı propaganda!
DTP'nin şiddete başvuran bir PKK'yı destekleyerek parlamentoda kalmaya
devam etmesi zor gözüküyor. 'Kapatılsın bu parti' sesleri yükseliyor. DTP'lilerin de, 'Bizim partiyi kapatsalar iyi olacak' der gibi
bir halleri var.
Bana soracak olursanız, DTP'ye dokunmayın derim. Demokratik süreç işlesin.
Şu anda da işleyen bir süreç bu. Geçen hafta sonunda Diyarbakır'da 'Türkiye'deki Kürtler ve Barış Süreci' konulu bir konferans düzenlendi. Kürt ve Türk aydınların katıldığı bu toplantıda pek çok konu enine boyuna tartışıldı.
Toplantıya katılan Hasan Cemal dünkü yazısında Kürt aydınların terörden bıktığını, alternatif çözüm yollarını tartışmaya açtığını söylüyordu.
Bunlar elbette olumlu adımlar. Ama Şırnak'ta öldürülen 12 kişinin, Ankara'da patlatılmak istenen ve patlatılan bombaların gölgesinde bu amaçların gerçekleşmesi şimdilik zor gözüküyor.
Bununla birlikte, iyi niyetle çabalamaktan başka yapacak bir şey yok. Malum, demokrasilerde çareler tükenmez!