Derin devletin derin toplumu

Hrant Dink cinayetinde derin devlet var elbette. Yetkililerin cinayeti engelleyecek önlemleri almamalarında sadece ihmal veya tevekkül değil, aynı zamanda derin devlet ideolojisi de rol oynamış olmalı.

Hrant Dink cinayetinde derin devlet var elbette. Yetkililerin cinayeti engelleyecek önlemleri almamalarında sadece ihmal veya tevekkül değil, aynı zamanda derin devlet ideolojisi de rol oynamış olmalı.
Derin devletle nasıl baş edilir? Başbakan Erdoğan, "Yürütme, yasama, yargının işlevini yerine getirmesiyle" diyor. İlke olarak haklıdır. Ama bu üç organ, zaten devletin kendisi demek. Üçü de işlevlerini yerine getirse, yasalara uygun davransa, tanım gereği derin devlet olmaz.
Olaya Sn. Erdoğan'ın dediği gibi bakmak, mantık açısından biraz
'totolojik' (bir şeyi kendisiyle tanımlama) olmuyor mu? 'Derin devleti kaldırınca derin devlet kalkmış olur' gibi bir çözüm önerisi.
Oysa derin devletle ciddi olarak baş edilecekse daha somut ve gerçekçi adımlar atılmalıdır. Bunun da temelinde 'demokratileşmeye yönelik adımlar' gelir.
Sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi, basının güçlendirilmesi ve korunması, 301'in kaldırılması veya kökten değiştirilmesi, dokunulmazlıkların sınırlanması... İlk akla gelenler. Ve AKP iktidarının bu yönde adımlar attığını görmüyoruz.
Tam tersine, AKP yönetimi 'vücut dilinden anlayan' bürokratlarla kadrolaşarak kendi 'derin devletini' yaratma peşinde.
Sonuç olarak bir derin devlet gidecek, öbür derin devlet gelecek.
Fakat Dink cinayetinin asıl ibretlik yanı, derin devletin daha da derinleştirdiği resmi vurdumduymazlık değil, 'yerel derin toplumun' cinayeti mahmur gözlerle, akşam televizyonda bir gerilim filmi izler gibi izlemesi olmuştur. Radikal'in dünkü manşeti tüyler ürperticiydi: 'Dink'in vurulacağını Pelitli'de polis hariç herkes biliyormuş!'
Çok sayıda insan, cinayet işlenmeden olacakları biliyor. Cinayeti düzenleyen adam 'Hadi eyvallah, biz silah talimi yapmaya gidiyoruz' diye herkesin içinde hava atıyor. 'Bir adam öldüreceğim, vatana hayırlı olacak' diye uluorta konuşuyor. Tabancayı kimin ateşleyeceği biliniyor. Tetikçi 'Gazan mübarek olsun' diye uğurlanıyor! Cinayet günü televizyon haberlerini izlemek için insanlar toplanıyor! Ve tetikçi, "O Ermeni'yi bulamadım, başka Ermeni öldürsem olmaz mı?" diye telefon eden bir vatandaş!
Haydi bir şekilde derin devleti ortadan kaldıramasak bile ıslah ettik, sığlaştırdık diyelim. Bunun çeşitli yolları bulunabilir. Demokratikleşme sürecinde yavaş yavaş olması gerken de budur.
Ya 'derin toplumla' nasıl baş edeceğiz, bunu bilmiyorum. Aslında derin devletin kökleri de bu 'derin toplumda' yatıyor.
Anayasa'yı, yasaları, kuralları değiştirerek 'derin devleti' değiştirmek mümkün olsa bile, 'derin toplum' değişmedikçe işimiz zor.
Toplumlar da değişir elbet. Ama zamanla, yavaş yavaş ve çok daha büyük bir çabayla. Toplumsal değer yargılarının evrilmesiyle. Toplumsal yapının değişmesiyle. Eğitimle.
Hrant Dink cinayeti, kendimize daha yakından bakmamıza vesile oluyor. Cenaze töreninde, 'Hepimiz Ermeniyiz!' diye bağırmakla bitmiyor iş. Kendimizi acımadan teşrih masasına yatırmalıyız. Ancak o zaman
o sloganların bir anlamı olur!