Din savaşları

İyi niyetle de hazırlansa 138 din adamının Hıristiyanlara çağrısı boşuna. Din savaşları varsa, laiklik çağrısı yapmak daha iyi...

Bayram barış ve huzur getirir. Dinler barış ve huzur getirir. Bu inançla dinlere inanıp bayramları kutluyoruz.
Bu sözler gerçeği yansıtıyor. Ama gerçeğin sadece bir kısmını.
Dünkü gazetelerde yer aldı. 138 Müslüman din adamı ve ilahiyatçı bir bildiri yayımlayıp Hıristiyanlara 'Gelin artık barışalım' demiş.
Demek ki Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında pek de farkında olmadığımız bir savaş varmış!
Hıristiyanlara soracak olursanız, Hıristiyanlık barış dinidir. İsa, Tanrı'nın yeryüzündeki barış ve kurtuluş temsilcisidir.
Müslümanlara soracak olursanız, onlar da yeryüzünde barışı savunduklarını söyleyeceklerdir.
Nasıl olur da her iki taraf da barışı bu kadar isterken savaş halinde olurlar, anlamak zor!
138 Müslüman din adamının imzaladığı bildiride şu sözleri görüyoruz: "Gelin aramızdaki nefreti ve kavgaları bir kenara bırakalım. Birbirimize saygılı ve adil olalım; barış, uyum ve iyi niyet içinde yaşayalım."
Demek ki şu ana kadar bu iki büyük din barış içinde değilmiş! Savaştan kim sorumludur desek, her iki taraf da karşıyı suçlayacaktır!
Zira dini inançta özeleştiri mekanizması işlemez.
Tarihe bakacak olursak, her iki tarafın da saldırgan olduğu dönemler oldu. Hıristiyanlar kendi aralarında yüzyıllar süren din savaşları yaptılar, Müslüman ülkelerine Haçlı seferleri düzenlediler, empeyalizm döneminde dini kullandılar ve zorla yaydılar...
Müslümanlar 100 yıl gibi kısa bir sürede büyük bir imparatorluk kurdular, geniş kitleleri İslamlaştırdılar. Osmanlılar Viyana kapılarına dayandı. 'Darül harp' ve 'cihat' anlayışları din savaşlarının temelini oluşturdu.
İki din arasındaki fark belki şuradadır: Hıristiyan Batı artık din savaşları yapmıyor. Başka nedenlerle savaşıyor. Petrol gibi, stratejik üstünlük gibi nedenlerle. Batı'nın yaşadığı laikleşme süreci bunda rol oynadı sanırım.
Müslümanlar ise hâlâ dini nedenlerle savaşmaya devam ediyor. Taliban, El Kaide, Hizbullah, 11 Eylül, İstanbul-Londra-Madrid saldırıları, Buda heykellerine saldırılar...
Bunlar günümüzün gerçeği. Bu saldırıları yapan Müslümanlar haklıdır, diye savunmak mümkün. O ayrı bir konu. Bir savaşta genellikle her iki taraf da kendini haklı görür.
Eğer İslam'la Hıristiyanlık arasında bir savaş varsa bunu engellemenin yolu Hıristiyanlara yönelik bildiri yayımlamak veya Papa'ya mektup yazmak değildir. Yapılması gereken şey, dini politikanın dışına çekmek, laikliği egemen kılmaktır.
Siyasallaşan din, hangi din olursa olsun, bir baskı ve savaş aracına dönüşecektir.
Bunu engellemenin çaresi, dini ait olduğu yere, bireylerin vicdanına indirgemek, siyasal kavgalardan uzaklaştırmaktır.
Sorgulamadan inanmak demek olan imana dayandığından, siyasetten arınmamış olan din, siyaseti de katılaşmaya, kutuplaşmaya, sertleşmeye ittiği için savaşlara ve baskıcı yönetimlere zemin hazırlar.
İyi niyetle de hazırlansa, 138 din adamının Hıristiyanlara yaptığı çağrı, boşuna atılmış bir çığlıktır bence. Din savaşı varsa, ancak laiklik çağrısı yaparak buna engel olmanın yolunu açabilirlerdi.
Gerisi boş laf!