Din ve bilim

Genetik bilimi bireylerin ve toplulukların soyağaçlarını çıkarıyor. 'Nereden geldik, atalarımız kimlerdi?' sorularına bilimsel bir yanıt veriyor.

Genetik bilimi bireylerin ve toplulukların soyağaçlarını çıkarıyor. 'Nereden geldik, atalarımız kimlerdi?' sorularına bilimsel bir yanıt veriyor. Bu bulgular gittikçe artan biçimde şunu söylüyor: "Ey insanlar, sizin dedeleriniz milyonlarca yıl önce Afrika'nın göbeğinde yaşamış olan bir ön insan türüydü!"
Eğer öyleyse, Afrikalı dedelerimizin sarışın, mavi gözlü olma ihtimalleri pek yok. Dedelerimiz düpedüz zenciymiş demek ki!
Bu haber, en çok beyaz ırkın üstünlüğüne inanan, kendilerinin seçilmiş olduğunu düşünen, 'soyluluk' iddiasında bulunan kişileri yaralamalı. 'Soyluluk' iddiasında bulunanların pek çoğu Darwin'in 'kalıtım' kuramına da karşı çıkmışlardı: 'Ne yani bizim atalarımız maymun mu şimdi?'
Durum gittikçe vahimleşiyor: Dedelerimizin hem maymun, hem de zenci olduğu anlaşılıyor!
Kuran'da da, İncil'de de geçen bir söz vardır: "Allah insanı kendi sureti üzre halk etti!" Yani insanlar Tanrı'ya benzer!
Bu nedenle olmalı, Tanrı'nın resmini yapmaya kalkanlar (bunların çoğu Hıristiyan kâfirlerdir kuşkusuz) onu iriyarı, ak sakallı bir erkek olarak resmettiler. (Anaerkil toplumlarda elbette Tanrı bir kadın biçiminde resmedildi. Anadolu'nun koca memeli tanrıçası Kibele gibi!) Bana sorarsanız ben de Tanrı'nın ille de bir cinsiyeti olacaksa onu erkek değil, kadın olarak düşünmenin daha doğru olacağına inanırım. Zira, kadın yaratılışın gizemini taşıyandır. Bu işte erkeğin pek küçük bir payı var.
Zaten bilim adamları pek yakında kadınların erkeksiz de çocuk sahibi olabileceğini iddia etmiyor mu?
Bilimsel çalışmalar her şeyi karıştırmaya devam ediyor! Bilimsel çalışmaların zaman içinde kültürü ve dini inanışları etkilemesi olasıdır. Dünya görüşümüz, dünyayı algılayış biçimimize bağlıdır. Dünyayı algılayışımızı da gittikçe artan biçimde bilim belirlemektedir.
Bu gelişmelerin sonucunda geleceğin ressamları Tanrı'yı zenci bir kadın olarak çizmeye kalkarlarsa hiç şaşmamalıyız!
Ve gizli veya açık ırkçılık, sona erebileceği gibi tersine de dönebilecektir: Belki de geleceğin dünyasında zenciler 'üstün ırk' olduklarını ileri sürecekler, kim bilir!
Dinler ve ahlak anlayışı gelişen teknolojiye ayak uydurmak zorunda kalacak: Kafa veya beden naklinin yol açabileceği ahlaki sorunları düşünürsek işin ciddiyeti ortaya çıkar. Henüz cinsiyet değiştirmenin yarattığı sorunlarla bile baş edemedik!
Belki din ve Tanrı kavramları değişecek, ama ortadan kalkacaklarını sanmıyorum. Bilim ne kadar gelişirse gelişsin, açıklayamadığı şeyler kalacak. Tam tersine, bilimin gelişmesi doğadaki olağanüstü dengeleri ve ihtişamı gözler önüne serdikçe Tanrı kavramına duyulan ihtiyaç belki de her zamankinden daha fazla olacaktır.
Belki de bilimin, dinin, Tanrı'nın birbirini dışladığı değil, desteklediği bir dünyaya doğru gidiyoruz. Uzak bir gelecekte de olsa!