Ermeni militanlardan da beter!

Din nedir? Sadece sakal bırakmak, başını örtmek, namaz kılmak mıdır din? Yoksa iyi, doğru, dürüst olmayı da dinin koşulları arasında sayacak mıyız?

Din nedir? Sadece sakal bırakmak, başını örtmek, namaz kılmak mıdır din? Yoksa iyi, doğru, dürüst olmayı da dinin koşulları arasında sayacak mıyız? Örneğin yalan söylemenin, iftira etmenin, insanlara haksız yere saldırmanın günah sayılması gerekmez mi?
Eski İmam-Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği Genel Başkanı İbrahim Solmaz, İHL (imam-hatip liseleri) dışındaki bütün okullarda fuhuş ve uyuşturucu olduğunu söylemiş! Ve eklemiş, "çocuklarını İHL'lere gönderenler ve burada okuyanlar kahramandır!"
Türk halkının çoğunluğu İHL mezunu ve öğrencisi olamadığına göre İbrahim bey Türk halkının çoğunluğunun fahişe ve esrarkeş olduğunu ileri sürmektedir! Kendi ailemi ve akrabalarımı düşünüyorum, eyvah, yandık gitti demek ki. Bizim ailede tek bir imam-hatipli yok! Demek oluyor ki hepimiz fahişe ve esrarkeşiz! Bir imam-hatipli yalan söylemeyeceğine göre, bu saptama doğru olmalı.
Merak ediyorum, İbrahim beyin yakın çevresinde herkes imam-hatipli midir? Ve imam-hatipli olmayan kaç fahişe ve esrarkeş tanıdığı vardır? Necmettin Erbakan, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdüllatif Şener.. gibi imam-hatip liselerine gitmemiş milyonlarca kişiyi ve eşlerini nereye koymayı düşünüyor?
Bir imansız Avrupalı kalksa da 'Türk halkının çoğunluğu fahişedir, esrarkeştir' dese, milletçe ayağa kalkarız. Lanetleriz, ölüm fermanları çıkarırız. Ama aynı şeyi İbrahim bey din uğruna söylediği zaman nedense kılımız bile kımıldamıyor!
'Aman efendim, adam etmiş bir söz, o kadar da büyütmenin âlemi yok!' dediğinizi işitir gibiyim. Ama bu sözü söyleyen sıradan bir kişi değil ki. İmam-Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği Genel Başkanlığı yapmış bir kişi! Herhalde bu göreve getirildiği zaman bu görüşleri biliniyordu. Yani imam-hatip camiasındaki genel kanıyı temsil ediyor olmalı.
Toplumun bir kesitini, üstelik dindar kesitini oluşturan insanların kendi dışlarında kalanları 'fahişe, esrarkeş' olarak nitelemeleri hem ahlaka aykırıdır hem de son derece tehlikelidir.
Ahlaka aykırıdır, çünkü bu en basitinden bir iftira ve yalandır. Bunu tartışmaya bile gerek yok.
Tehlikelidir, çünkü toplumda zaten var olan kutuplaşma tehlikesini artırıcı etki yapar.
Ve İHL'lerde verilen eğitimin kalitesi konusunda da bir fikir vermektedir. Bu kadar basit ve gerçeklerle bağdaşmayan genellemelerin sanki gerçekmiş gibi ifade edilebilmesi, internet ortamında günlerce kalabilmesi, bu okullarda din niyetine okutulan bağnazlığın ve önyargıların derecesini göstermektedir.
Son zamanlarda din adına işlenen cinayetlerin ve gerçekleştirilen saldırıların artmasıyla okullarda izlenen bağnaz eğitim politikası arasında yakın bir bağ olduğuna inanıyorum. Çeşitli vesilelerle okullarda laiklik karşıtı eğitim verildiğine, kitaplar dağıtıldığına, tiyatro gibi etkinlikler gerçekleştirildiğine tanık oluyoruz. Ve her seferinde de Milli Eğitim Bakanlığı aynı açıklamayı yapıyor: "Yaa öyle mi olmuş, bakanlık olarak bundan hiç haberimiz olmadı. Hemen incelemeye başlıyoruz!"
Bu incelemelerden şimdiye kadar bir sonuç alındığını işittiniz mi? Ben işitmedim!
İmam-Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği Genel Başkanı tarafından Türk halkının büyük çoğunluğunun fahişe ve esrarkeş olarak nitelenmesi doğrusu ağırıma gitti. Bir insanın kendi ulusuna bu kadar düşman olmasını da anlayamadım. Bu kadarını Ermeni militanlar bile yapmamıştı.