Esnek yasalar ülkesi

Yeni YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan şöhret basamaklarını hızla tırmanıyor. Pek çok magazin yıldızını kıskandıracak kadar ilgi çeken bir kişilik.

Yeni YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan şöhret basamaklarını hızla tırmanıyor. Pek çok magazin yıldızını kıskandıracak kadar ilgi çeken bir kişilik.
YÖK'e başkan olunca sayın Özcan'ı tanıtmak için yapılan yayınlar bir hayli şaşırtıcıydı. ODTÜ'de profesör olan Özcan'ın öğrencilerine 'Eşek herif!' diye iltifat ettiği yazıldı. Bu sözler, profesörün öğrencileriyle ne kadar samimi olduğunun bir göstergesi sayıldı.
Ne kadar zeki olduğunun bir göstergesi olarak da askılı entariyle sınıfa giren kız öğrenciye söylediği şu sözler kanıt olarak gösterildi: "Ne o, halka mı açıldın?"
Bu tür iltifatlar ve espriler benim hocalık anlayışımın dışına taştığı için bir şey diyemeyeceğim. Fakat, sayın Özcan'ın YÖK Başkanı olarak sergilediği bir 'esnek hukuk doktrini' var ki, görmezlikten gelinecek gibi değil!
Özcan'ın ilk açıklaması '(türbana konan) yasakların kalkacağı' yönündeydi. 'Mahkemeler tarafından konan yasakları YÖK nasıl kaldırır?' denince, yeni YÖK Başkanı garip bir şey söyledi: "Rektörler kendiliğinden kaldırır!"
Yani yeni YÖK Başkanı, rektörleri açıkça mahkeme kararlarına uymayarak yasaları ihlal etmeye çağırıyor! Bundan daha vahim olmak üzere, rektörlerden bir kısmı türban yasağını kaldırır, bir kısmı da uygulamaya devam ederse, doğacak kargaşadan kim sorumlu olacaktır?
Bu 'esnek hukuk doktrini' aslında yeni bir şey değil. Hatırlarsınız, Erdoğan'ın benzemeyi pek istediği Özal da bir zamanlar ne demişti: "Anayasa'yı bir kez delmekten ne çıkar?"
Daha geçenlerde Başbakan Erdoğan 'eve dönüş yasasını esnetmekten' söz ediyordu.
Demokratik olmayı kimseye bırakmazlar, ama yasaları da keyiflerince esnetirler. Ama yasaların esnediği yerde, hukuk devletini bırakın, kanun devleti bile olmaz. Kanun ve hukuk devletinin olmadığı yerde de keyfilik hüküm sürer ve demokrasi gerçekleşemez!
Demokratik olmanın bir koşulu da şeffaflıktır. Halktan bir şey gizlememek, gizli gündemi olmamak!
Az buz kişiler değil, bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, kendi elleriyle seçip YÖK'ün başına oturttukları Özcan'a sıkı sıkı tembih ediyor: "Aman ağzını sıkı tut, yoksa ipimizi çekerler!"
Şimdi bunun neresinden tutacaksınız?
Erdoğan'ın aradığı 'vücut dilinden anlayan bürokratların' ne demek olduğunu mu anlayacaksınız?
Yoksa, 'Biz ülkeyi şeffaf yönetiyoruz, gizlimiz saklımız yok' diyenlerin gerçekte hiç de dedikleri gibi olmadıkları sonucuna mı varacaksınız?
Ama yasaların iktidarın keyfine göre esnetildiği bir ülkede elbette her şey mümkündür. Özerk bir kurum olan YÖK'ün başkanına talimat vermek de dahil!