Evliya

Geçenlerde Ahmet Özal babasının mezarıyla ilgili garip şeyler söyledi. Mezarı bir evliya yapmış, işi bitirdikten sonra para da almadan ortadan kaybolmuş!

Geçenlerde Ahmet Özal babasının mezarıyla ilgili garip şeyler söyledi. Mezarı bir evliya yapmış, işi bitirdikten sonra para da almadan ortadan kaybolmuş! Ahmet bey, mezarı yapana parasını ödemek için ak sakallı piri faniyi aramış ama bulamamış. Bunun üzerine mezar yapımı sırasındaki inşaat faaliyetini kaydeden kameraya bakmışlar ki, bir de ne görsünler, mezar ustasının görüntüsü yok. Mermerler havada uçuşup duruyor!
Bu öykü kimseye pek inandırıcı gelmedi. Birincisi, evliyalar bile artık parasını almadan iş yapmaz oldu, nerede o eski evliyalar, diye düşünüp bu öyküye inanmayanlar oldu. İkincisi, mezar inşaatı neden kameraya alınsın ki, dendi. Allah rahmet eylesin, ölen ölmüş, nesini kaydedeceksin? Haydi diyelim kaydettin, mermerler havada uçuşup duruyorsa ortaya çıkar şu kayıtları da görelim bakalım!
Peki durup dururken Ahmet Özal neden böyle bir söz etti? Milletin ağzı torba değil ki büzesin. Pek çok kişi, "Ahmet bey politikaya girmek istiyor" dedi, "böylece babasını evliya mertebesine çıkarıyor, kendisi de evliyazade oluyor!"
Doğrusu ben bu dedikodulara hiç ihtimal vermedim. Zira Ahmet bey çok iyi bilir ki bizim ülkemizde evliyazade olmaya kalkışanların pek çoğu 'evliyazede' olmaktan kurtulamamıştır.
Son yıllarda Ahmet Özal'ın anlattığına benzeyen olağanüstü sayılacak olaylar gittikçe daha çok dikkati çekiyor. Bu konularda televizyon kanalları, gazeteler yayın yapıyor, kitaplar basılıyor. Türkiye'deki kitap piyasasının dörtte birini 'parapsikoloji' alanına giren yayınlar oluşturuyor.
Reenkarnasyon, telepati, ölüme yakın deneyimler, vücut dışı deneyimler, telekinezi.. gibi konulara artan bir ilgi ve merak var. Bu ilginin artmasında katı pozitivist anlayışın gerilemesi de önemli bir rol oynuyor. Pek çok bilim adamı ve aydın, daha önce alay konusu olan 'telepati' gibi olayların (belki kendi başlarına da geldiği için) bilimsel olarak incelenebileceğini kabul ediyorlar.
Bu arada basında çıkan haberlerde en az Ahmet Özal'ın anlattığı öykü kadar ilginç olayların rapor edildiğini görüyoruz. Birkaç gün önce çıkan bir haberde şaşılacak bir olay anlatılıyordu. Kanarya Adaları'nda turist olarak gezen bir İngiliz kadın kaza geçirir, beyin ameliyatı olur, 15 gün komada kalır, kendine geldiğinde İngilizceyi unutmuştur. Olabilir tabii, beyin ameliyatı geçirmiş, kolay değil.
Ama bu kadın uyandığında İspanyolca konuşmaya başlamış. Daha önce hiç bilmediği bir dildir İspanyolca!
Bir bilim adamına sordum, böyle bir şeyi bilimsel olarak nasıl açıklayabiliriz diye, "Farkına varmadan çevresindeki konuşmalardan öğrenmiş olabilir" dedi. Küçük bir olasılık da olsa, mümkündür. Fakat buna benzer başka olaylar da var. Birdenbire eski Mısır dilini konuşmaya başlayan insanlar gibi!
Daha çok rastlanan bir parapsikolojik olay, insanların kendi ölümlerini veya yakınlarının ölümünü önceden bilmeleridir. Bu, son derece sık rastlanan bir durumdur. Ama bilim adamlarının çoğu görmezden gelir. Hem de modern fiziğin 'Zaman izafidir, kuramsal olarak zamanda seyahat mümkündür' dediği bir çağda!
Parapsikolojik fenomenlerden en azından biri veya birkaçı hepimizin başına gelmiştir. Senelerdir görmediğiniz bir arkadaşı düşünürsünüz, biraz sonra telefonda sesini işitirsiniz. Buna rağmen insanların çoğunluğu bu tür olayları alay konusu eder, kendi ciddiyetiyle bağdaştıramaz. Bence bu olayları daha fazla ciddiye alıp incelemekte yarar var.
Ama Ahmet Özal'ın evliya hikâyesi bana da ciddiye alınacak gibi gelmedi. Daha çok siyasal bir denemeydi sanki.