Fazla zorlamayın!

AKP'nin aldığı oyları elbette kimse yok sayamaz. Ama bu oyların ne anlama geldiğini nasıl bileceğiz? Bu konuda rivayet muhtelif! </br>Herkes kendi meşrebince bir yorum yapıyor.

AKP'nin aldığı oyları elbette kimse yok sayamaz. Ama bu oyların ne anlama geldiğini nasıl bileceğiz? Bu konuda rivayet muhtelif!
Herkes kendi meşrebince bir yorum yapıyor.
Olası bir askeri müdahaleye 'hayır!' anlamına gelen bir 'sivil muhtıradan' söz edenler var.
"Paracıkları borsaya yatırdık, aman ekonomik istikrar bozulmasın, AKP devam etsin" diyenler var.
"Topluma fazla yansımasa da ekonomik büyüme iyidir" diyen iyimserler var.
"AKP dindarların partisidir. Günü gelince laikliği yeniden tanımlayacak, dindar bir cumhurbaşkanı seçecektir. Biraz sabır. Hatta başörtüsü sorununun çözüleceği gün de gelecektir!" diyen ve AKP'nin özünü oluşturan bir kitle de (sözcülüklerini Bülent Arınç mı üstlenmişti?) göze çarpıyor.
AKP'den yiyecek paketleri, yaz ortasında kışlık kömür alanlar, pirinç ve un alarak borçlu duruma düşenleri hep birlikte izledik. Seçim rüşveti (yolsuzluğu) hiç bu kadar yüzsüzce ve âleni yapılmamıştı şimdiye kadar.
Bütün bunlara görsel ve yazılı basının büyük desteğini ekleyin!
Çok farklı saiklerle ve etmenlerle verilen bu oyları tek bir nedene bağlamak, 'AKP'nin aldığı oylar Gül'ün adaylığını desteklemek anlamına gelir' sonucunu çıkarmak seçim sonuçlarını zorlamak anlamına gelmez mi?
Abdullah Gül de aynı tavır içinde, "Halkın verdiği mesajı görmezlikten gelemem" diyor. Ama 22 Temmuz'da yapılan şey referandum değildi, bir genel seçimdi.
Ve bu seçimin sonucu da 'AKP iktidarı ile yola devam' olarak özetlenebilir. Herhangi bir özgül konuya indirgenemez!
Bu seçim sonuçlarına bakarak 'Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olması onaylanmıştır' sonucunu çıkarabilmek için seçim kampanyası sırasında seçmene açıkça şu mesajın verilmesi gerekirdi: "AKP yeniden iktidar olursa
Gül'ü cumhurbaşkanı seçecektir!"
Böyle bir mesaj anımsıyor musunuz?
Ben anımsamıyorum. Tam tersine, Gül'ün adaylığında sonuna kadar ısrar etmekle hata edildiği, AKP tekrar iktidara gelirse uzlaşmacı bir tavır izleyeceği izlenimi verildi.
AKP, bu izlenimi vermek için de, aralarında Ertuğrul Günay ve Zafer Üskül gibi isimleri de bulunduğu bir kadroyla seçime gitti.
Bu 'uzlaşmacı tavır' beklentisine verilen oylar mı daha çoktur, yoksa Gül'ün cumhurbaşkanlığına verilen oylar mı, nereden bileceğiz?
Nitekim 'uzlaşmaya' dayanan bu yeni politikanın ilk örneğini Köksal Toptan'ın Meclis Başkanı seçilmesinde gördük ve hiç de fena olmadı.
Gül cumhurbaşkanı seçilse ne olur, asker darbe mi yapar? Sanmıyorum. Fakat sürekli bir huzursuzluk ve gerilim nedenini Türkiye'nin tepe noktasına taşımış olursunuz! Sorun sadece askerlerin tavrından ibaret değil ki! Aynı görüşü paylaşan yargı organları, üniversiteler ve çok sayıda sivil var!
Bu işi fazla zorlamanın gereği yok derim.