Hayvanlık dersi!

Koca köpeğin ağzında minik bir kedi yavrusu. Gazetedeki fotoğrafı görünce insanın ilk tepkisi 'Aman, zavallı yavruyu yiyecek galiba' oluyor.

Koca köpeğin ağzında minik bir kedi yavrusu. Gazetedeki fotoğrafı görünce insanın ilk tepkisi 'Aman, zavallı yavruyu yiyecek galiba' oluyor. Sonra resimaltını okuyunca içinizi bir sıcaklık sarıyor: "Köpek Lütüş, nereden bulduğu belli olmayan küçük bir kediye süt annelik yapmaya başladı." Köpeğin, kendi yavrusu olmadığı halde sütü geliyormuş ve koruması altına aldığı yavrunun yanına kimseyi yaklaştırmıyormuş!
Eğitimsiz, cahil, akılsız, uygarlıktan nasibini almamış bir köpek, 'doğal düşmanı' diye bilinen bir kedi yavrusuna böyle davranıyor. Ya eğitimli, akıllı, uygar insanlar, köpeklere ('en sadık dostumuz' olan köpeklere) nasıl davranıyor? İşte dünkü gazeteden bir örnek: "Haymana yolundaki boş arazide, aşılanıp kısırlaştırıldıktan sonra belediye tarafından ölüme terk edilen köpekler, delilleri yok etmek için kulaklarındaki küpeler alındıktan sonra topluca zehirlendi. Vahşice öldürülen köpeklerin sayısı 50'yi buldu."
Köpeklere bunu yapanların insanlara daha iyi davranacağını mı sanıyorsunuz? İşte insanlığımızın utanılacak örneklerinden birisi: "Bağdat'ta isyancılar, şüphe doğurmasın diye içine iki çocuk koyup kontrol noktasından geçirdikleri bombalı aracı daha sonra çocuklarla birlikte patlattı." Yetişkinler kaçıp, çocukları havaya uçurmuşlar! Geçen hafta değil miydi, bir ilkokulun önünde bomba patlatıp çocukları havaya uçurmuşlardı?
Haydi bunları yapanlar geri kalmış bir ülkenin eğitimsiz, bilgisiz insanlarıdır diyelim. Ya İngiltere'de Eugine Spry adlı bir kadının kendi öz çocuklarına ettiklerine ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuğunun boğazından içeri çubuk sokmuş, derilerini zımparalamış, günlerce aç bırakmış, çamaşır suyu içirmiş, kendi kusmuklarını ve fare pisliklerini yemeye zorlamış. Ve bu işkenceler 19 yıl sürmüş! Bir annenin kendi çocuklarına bunca işkence etmesi ne kadar olmayacak bir şeyse, toplumun bu işkenceleri zamanında fark edip engel olamaması da aynı derecede şaşkınlık vericidir.
'İnsanlık', 'uygarlık', 'eğitim' adına çok söz ederiz. Ama yaşanan olaylara bakınca pek çok hayvandan daha iyi durumda olmadığımız ortada.
Ben kendi yavrularını zımparalayan, çocuklarını askeri bölgeden geçmek için kullanıp sonra havaya uçuran, ilkokulların önünde bomba patlatan hayvanlarla karşılaşmadım. Bilmiyorum, siz karşılaştınız mı?
Haymana yolunda öldürülen köpeklerin suçu neydi? Zaten kısırlaştırılmış hayvanların çoğalması da söz konusu olmadığına göre kim, neden öldürdü?
Bu işi yapanların çevre sağlığını korumaktan çok kendi saldırganlık duygularını tatmin etmiş olduklarını tahmin etmek güç değil.
Bir kedi yavrusunu koruması altına alan köpeğin dili olsa da konuşsa, bize vereceği çok ders olmalı. Hayır, 'insanlık dersi' değil. Onun nasıl bir şey olduğunu her gün görüyoruz. Biraz 'hayvanlık dersine' ihtiyacımız var sanırım.