Hepimiz bir derece

Hrant Dink'in katil sanığı genç adam tam bir 'kayıp ruh!' Eğitimsiz, işsiz, geleceksiz. Hiçbir işte dikiş tutturamamış. Kendini kanıtlama savaşında.

Hrant Dink'in katil sanığı genç adam tam bir 'kayıp ruh!' Eğitimsiz, işsiz, geleceksiz. Hiçbir işte dikiş tutturamamış. Kendini kanıtlama savaşında. Hitler'in gençlik çağlarında Viyana sokaklarında işsiz-güçsüz dolaşırkenki halini anımsatıyor. Hitler, Yahudilere düşman oldu, Ogün Samast da Ermenilere.
Faşizmin, yıkıcılığın beslendiği kaynak ortada.
Cinayete ilişkin olmadık şeyler çıktı basında. En ilginç tartışmalardan birisi katil zanlısının 'profesyonel' olup olmadığı tartışması. Samast'ın başına geçirdiği beyaz bere bile anlaşmazlık konusu oldu. Birisi, "Çok profesyonelce" dedi bilgiç bir edayla, "kılık değiştirince şaşırtmak için beyaz bere giyiyor." Başka birisi de, "Hadi canım" dedi, "beyaz bere dikkati çeker, profesyonel olsa takmazdı!"
Sanırım 'profesyonel' ile ne demek istedikleri de pek belli değildi. 'Profesyonel'in bir anlamı, 'Ekmeğini o işten çıkarmak'tır. Amerikan filmlerinde para karşılığı cinayet işleyen tetikçilerin yaptığı gibi. Samast'ın bu anlamda profesyonel olmadığı anlaşılıyor.
'Ogün Samast profesyonel mi, değil mi' diye tartışanların demek istediği şey, bu tür cinayetler için iyi bir eğitimden geçip geçmediğidir. Yasin Hayal adlı eski bir teröristin rahleyi tedrisinden geçtiği anlaşılıyor. Fakat belli ki bu eğitim yeterli olmamış ve Ogün Samast kendisinin hemen yakalanmasına yol açan hatalar yaptığı gibi Yasin Hayal'in de yakalanmasını sağlamıştır.
Ogün Samast'ın, güvenlik kameralarının kaynaştığı bir yerde cinayeti işlemesi, cinayeti işleyeceği yerde iki saat beklemesi, gazete girişindeki görevlilerle konuşması, Hrant Dink'i öldüreceğini daha önce uluorta söylemesi... Hiç de iyi yetişmiş bir katil olmadığını gösteriyor sanırım.
Basınımızda çıkan gariplikler bununla da kalmadı. Gazetenin birisi manşet atarak, Ogün Samast'ın Ermeni olduğunu iddia etti! Başka bir gazete de Samast'ın dindar bir Müslüman olmadığını yazıyordu. 'Dindar kişiler cinayet işlemez' diye düşündükleri için belki de. Başbakan Erdoğan da Sudan gezisinde 'Müslümanlar adam öldürmez' diyerek bu görüşü veciz bir biçimde ifade etmedi mi?
Belki de asıl önemli konu Trabzon polisinin yetersizliğidir. Yasin Hayal adında sabıkalı bir terörist genç çocukları çevresinde toplayıp senelerce terör eğitimi veriyor ve polisin bundan haberi yok!
Trabzon gibi pek de büyük olmayan bir kentte, konuşmaya ve hava atmaya meraklı gençlerin adam öldürme eğitimi alıp internet kafede çetleştiği bir ortamda nasıl olur da polis örgütü olup bitenlerden tümüyle habersiz kalır?
Gerçekten haberinin olmaması mümkün müdür?
Her ne olursa olsun, polis örgütünün bu konuyu soruşturması ve aydınlatması gerekir.
Hrant Dink cinayeti, 17 yaşında eğitimsiz, işsiz, dünyadan habersiz bir genç adamın sırtına yıkıp elimizi yıkayamayacağımız kadar çok yönlü, çok boyutlu bir olaydır. Basınıyla, politikacısıyla, yargısıyla, polisiyle.. hepimizin derece derece sorumlu olduğumuz bir olaydır. Cenazenin üzerine Türk bayrağı örtmekle bu sorumluluğu gizleyemeyiz.
Keşke Hrant Dink henüz sağken o bayrağın koruyucu gölgesini üzerinde hissedebilseydi!