Her şey mümkündür

Rasyonellik nedir, tanımlamak zor. Max Weber ve izleyicileri, kapitalizmin gelişmesiyle birlikte 'işlevsel' (araçsal, bürokratik) rasyonelliğin artacağını öngördüler.

Rasyonellik nedir, tanımlamak zor. Max Weber ve izleyicileri, kapitalizmin gelişmesiyle birlikte 'işlevsel' (araçsal, bürokratik) rasyonelliğin artacağını öngördüler. Bu durum, insanların değer yargılarından kaynaklanan 'özsel' rasyonellikte bir artış anlamına gelmiyordu.
Fakat bazen bizde işlevsel rasyonelliğin gelişmesinde de sorunlar yaşandığını gösterecek durumlarla karşılaşıyoruz.
Örneğin 1996 yılında İran'la imzalanan doğalgaz anlaşmasına göre İran haklı ve zorlayıcı nedenlerle doğalgazı kesebilecek. Ve anlaşmanın 14'üncü maddesine göre bu sebeplerden birisi 'Allah'ın işi!'dir.
Yani İran durup dururken gazın vanasını kapatacak, 'Birader, ne oldu da gazı kestin?'
'Kusura bakmayın, Allah öyle istedi!'
'Nereden biliyorsun Allah'ın öyle istediğini?'
'Bu bizim uzmanlık alanımız. Ayetullahlarımız bilir!'
Haydi İranlıların neyin 'Allah'ın işi' olduğunu bilecek yetenekli kişileri var diyelim, biz neyimize güvenerek o anlaşmayı imzaladık? Biz de o sırada Başbakan olan Necmettin Erbakan'a ve Enerji Bakanı olan Recai Kutan'a güvenmiş olmalıyız. Belgede onların imzası var. Ve bu iki kişi de mühendis. 'Hendese' ile uğraşan, yani 'rasyonel' olan kişi demek!
Bu 'Allah'ın işi', bahanesi nerede başlar, nerede biter, bilmek zordur. Doğalgazı keseceksin, 'Allah'ın işi!' Atom bombası yapacaksın, elbette 'Allah'ın işidir!' Sonra o bombayı gidip bir yere atacaksın, 'Kusura bakmayın, Allah'ın işi, oldu bir kere!'
Geçmişte Suudi Arabistan, şeytan taşlama sırasında izdihamdan ezilip ölen hacı adaylarının ailelerine bu gerekçeyle tazminat ödememişti, 'Allah'ın işi, kaderleri böyleymiş, alınlarına böyle yazılmış bir kere!'
Bu tavır sadece rasyonellikten kaçmak değildir, aynı zamanda sorumluluktan da kaçmaktır. Olup bitenin bütün suçunu Allah'a yükledikten sonra sistemi daha iyi çalıştıracak değişikliklere ne gerek kalır ki?
Bir kez suçu kadere ve Allah'a veya şeytana yüklediniz mi, ne sigortanın anlamı kalır, ne rasyonel yatırım ve üretim yapmanın, ne trafiği iyileştirme çabalarının, ne emniyet kemeri takmanın ne de ekonomik planlamanın...
Bıkıp usanmadan sorduğumuz 'Müslüman ülkeler neden geri kaldı' sorusunun yanıtlarından birisi burada yatıyor olabilir mi dersiniz?
ABD'yi Irak'ta zor duruma sokan bir şey de belki yöre halklının önceden kestirilemeyen tepkisi oldu. Bu tepkinin bundan sonra nasıl gelişeceği de belli değil.
Bir örnek Güneydoğu Anadolu'dan gelen şu görüntü olabilir. Vatandaşın birisi diğer vatandaşlara dolunayı gösteriyor: "Bakın, Saddam'ın görüntüsü. İp boynuna geçmiş, yüzünü kıbleye dönmüş. Görüyon mu?"
"He valla görüyom. Allah'ın hikmeti bu gardaş!"
Burası Ortadoğu. Her şey mümkündür.