Her yıl yeni bir anayasa yapalım!

Öyle zırt pırt anayasa değişmez! Eskilerin deyişiyle 'teşkilatı esasiye' yasasıdır anayasa dediğiniz şey.

Öyle zırt pırt anayasa değişmez! Eskilerin deyişiyle ‘teşkilatı esasiye’ yasasıdır anayasa dediğiniz şey. Yani temel kurumları belirler, betimler ve ülkenin kurumsal yapısını biçimlendirir. Adı üzerinde, ‘yasaların anasıdır!’ Yalnız yasaların değil, bir ülkedeki siyasal eylemlerin de zorunlu olarak uymaları gereken ilkelerin belirleyicisidir.
Onun için bir ülke durmadan anayasasını değiştirmez. Değiştirmemelidir. Zorunlu koşullarda elbette değiştirilecektir. Yaşam değişiyor, anayasalar da değişir. Ama zorlayıcı nedenler yoksa sırf spor olsun diye anayasayı değiştirmeye kalkmamalıyız!
Değiştirmeye kalkınca da bunu ciddiyetle yürütmeliyiz.
Yaklaşık bir yıldır anayasa ile yatıp, anayasa ile kalkıyoruz. Diğer işleri bir yana bıraktık, anayasa kavgasına daldık. Ülkeyi kutuplaştırdık, kavgalaştık, anayasa değişikliği paketi hemen her şeyin ölçüsü oldu: Demokrat mısınız? Solcu veya sağcı mısınız? Vatansever veya vatan haini misiniz? 12 Eylülcüsü müsünüz, değil misiniz? Referandumda vereceğiniz oyun ‘evet’ veya ‘hayır’ oluşuna göre belirleniyor artık bunlar.
Ve 12 Eylül yaklaşıyor. Şunun şurasında kaç gün kaldı ki? Tam ‘oh, bu da bitiyor’ diye derin bir nefes alacaktık ki sayın Başbakan’ın bir darbesiyle sarsıldık:
“Bu da bir şey mi” diyor Erdoğan, “siz asıl gelecek seneye bakın. Asıl değişiklik o zaman olacak! (Şimdiki) değişiklikler sonucu daha özgür, daha demokratik bir noktaya geleceğiz ama, bunlar bizim düşlediğimiz
Türkiye için yeterli değil” diyor sayın Başbakan.
‘2011’de yepyeni bir anayasa yapacağız’ diye müjdesini sürdürüyor, ‘yeni anayasa tam sivil, tam özgürlükçü, tam demokratik olacak!’
E sayın Başbakan, madem böyle bir niyetiniz vardı, neden bir yıldır ülkeyi seçim havasına sokup hepimizi perişan ettiniz? Halkı seçim meydanlarına toplayıp nutuklar dinlettiniz? Bu iki değişiklik bir arada yapılamaz mıydı? Hem zamandan, hem paradan, hem enerjiden, hem de kavgadan tasarruf etmiş olmaz mıydık?
Dünyanın neresinde, ne zaman, her yıl anayasa değişikliği yapan bir yönetim oldu? Hiçbir yerde böyle bir iktidar olmadı. Bize mahsus bir gariplik olmalı. Bir lider ki en önem verdiği bir konuda bu kadar tutarsız, şaşkın, beceriksizdir, Allah bilir diğer konularda ne olmayacak şeyler yapılmaktadır!
Acaba diyorum, bu yeni anayasa değişikliğinin BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP eski Başkanı Ahmet Türk’ün açıklamalarıyla bir ilişkisi olabilir mi?