Hurafe ve bilim

Ev kadınlarına gündüz yayın yapan televizyon programlarından birinde gözüme çarptı. İlahiyat profesörü Zekeriya Beyaz hoca karşısındakine pek kızmış, veryansın ediyordu: "Ne demek astroloji, yıldız falı?

Ev kadınlarına gündüz yayın yapan televizyon programlarından birinde gözüme çarptı. İlahiyat profesörü Zekeriya Beyaz hoca karşısındakine pek kızmış, veryansın ediyordu: "Ne demek astroloji, yıldız falı? Bu hurafedir, günahtır, ayıptır! Koskoca üniversite mezunu adamsın. İnsanları kandırmaya utanmaz mısın?"
Hocanın karşısındaki yeniyetme bir delikanlı, hık mık edip duruyor.
Bu 'hurafe' veya 'boş inanç' denen şeyi tam olarak tanımlamak hiç de kolay değildir. Gençlerimizin çoğu cin, şeytan, melek gibi şeylerin hurafe olduğunu düşünür. Oysa bunlar İslam'a göre hurafe değildir, dinin bir gerçeğidir.
Öte yandan fala bakmak, geleceği bildiğini söylemek, yatırlara bez bağlamak, mum yakmak hurafedir, en azından bazı din ulemasına göre.
Ama Türkiye'de yaşayıp da kahve falına baktırmayan var mıdır, bilmem! Biliyorsunuz, buna rağmen falcılık yasalarla yasaklanmıştır! Polis veya jandarma ikide bir yaşlı bir falcı ninenin veya dedenin evini basar, kameralar eşliğinde gösteri yaparlar.
Oysa Atatürk bile genç bir subayken Trablusgarp'ta fala baktırmıştır. Falcının dehşet içinde yerinden doğrulup, 'Siz padişah olacaksınız' dediği söylenir, '15 yıl'. Atatürk ölümüne yakın üzülen arkadaşına, "Telaş etme" der, "falcı 15 yıl demişti!"
Pek çok dinde, kâhinler aynı zamanda peygamber sayılırdı. İslam'da falcılığın günah sayılması Hz. Muhammet'in son peygamber sayılmasıyla ilgili olmalı.
Cumhuriyet yönetiminin falcılık, üfürükçülük gibi 'hurafe' sayılan şeyleri yasaklaması ise 'pozitivist' bilim anlayışından kaynaklamıştır. 'Hurafeler yüzünden bilimde ve teknolojide geri kaldık, gelişme için hurafelerden uzak durmalıyız!'
Bu anlayışın iki sorunu var. Birincisi, neyin hurafe olduğu tanıma göre değişmektedir. Siz fala bakmayı hurafe sayarsınız, bir ateist de yaratılış düşüncesini hurafe sayar! Bu işin sonu yok!
İkincisi, 'hurafe' sayılan şeyler inançla ilgilidir. Dolayısıyla kanıtlanması veya yalanlanması mümkün değildir. Ve insanların inanca ihtiyacı vardır!
Ayrıca bu inançların toplumu gerilettiği savı da her zaman doğru olmayabilir. ABD'de yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, bu ülke halkının yüzde 79'u mucizelere, 67'si cennete ve meleklere, 60'ı şeytana ve cehenneme inanıyormuş. Yüzde 42'si evrim kuramına, 39'u da yaratılışa inanıyor. Yüzde 30-35'i UFO'lara, büyüye ve astrolojiye inanıyor. Halkın yüzde 21'i de koyu dindar olduğunu söylüyor!
Buna rağmen Amerika bilim ve teknolojide de dünya lideri.
İnanca dayanan ve bilime dayanan bilgileri zihnimizde çelişmeden yaşatmanın bir yolunu bulmuşuz belli ki!