Huri kızları

Hrant Dink cinayeti dini bir tartışmayı da gündeme getirdi: Müslüman olmayan biri için dua okumak, rahmet dilemek caiz midir? Hürriyet yazarı Ahmet Hakan 'caiz' olduğunu düşünenlerden.

Hrant Dink cinayeti dini bir tartışmayı da gündeme getirdi: Müslüman olmayan biri için dua okumak, rahmet dilemek caiz midir? Hürriyet yazarı Ahmet Hakan 'caiz' olduğunu düşünenlerden. Hatta 1951 yılında Arjantin diktatörünün eşi Eva Peron için İstanbul'da mevlit okuttuğumuzu bile yazmış!
Buna benzer bir tartışmaya birkaç yıl önce tanık olmuştuk: Sadece Müslümanlar mı cennete gider, yoksa Müslüman olmadığı halde her nasılsa 'iyi' kalmış insanların cennete gitmesi de mümkün müdür? Buna benzer bir tartışma Batı'da Katolikler arasında da yapılmıştı.
Dua etmenin veya rahmet dilemenin bir işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum. Fakat kim ölürse ölsün arkasından her zaman 'Allah rahmet eylesin' derim. Bakarsınız bir işe yarar, hiç belli olmaz bu işler.
Hrant Dink'e de Allah rahmet eylesin diyorum.
Allah varsa (ki büyük ihtimalle var olduğunu sanıyorum) ve cennet-cehennem gibi mükâfat ve mücazat yerleri de bulunuyorsa (ki olduğuna hiç inanmıyorum), neden Hrant Dink cehenneme, onu öldüren delikanlı da cennete gitsin? Bunu anlamıyorum.
Ve Allah gerçekten "Bir Ermeni öldüreni cennetin baş köşesine yerleştireceğim" demiş olsa ve bundan emin olsam bile o cinayeti işlemenin 'yanlış' olduğunu düşünürdüm. Bir katil olarak cennette keyif çatmaktansa, insan canına kıymamış biri olarak cehennemde yanmayı tercih ederdim.
Ama fanatik avcıları böyle düşünmüyor. 'İntihar bombacılarını' ikna etmek için 'Şehit olursanız size 75 tane huri kızı verilecek' diye cennet lüksünü açık artırmaya çıkardıkları söyleniyor. (İntiharın dinen yasaklandığını da nedense hep unutuyorlar!)
"Cennet cennet dedikleri/Birkaç köşkle birkaç huri/İsteyene ver onları/Bana seni gerek seni" diyen Yunus Emre pek akıllarına gelmiyor. Belki işlerine de gelmiyordur.
Kısacası, Allah'ın kulları arasında 'Senin dinin şudur, onun dini budur' diye ayrım yapacağına inanmıyorum.
Bu tür ayrımlar biz kulların marifeti.
Örneğin Alman Başbakanı Angela Merkel ikide bir çıkıp konuşuyor: "AB'nin temelinde Hıristiyan kültürü yatar!" Demek istediği, Hıristiyan olmayanlara kapımız kapalıdır!
Bu sözün neresinden tutacaksınız? Böyle bir önerinin geçmişte ırk ayrımcılığı yapmış olan Almanya'dan gelmesi düşündürücü değil midir? Irk ayrımcılığının yerini şimdi din ayrımcılığı mı alıyor?
Bu sözü eden Merkel'in 'AB Hıristiyan kulübüdür' dediği için eleştirdiğimiz Erbakan'dan ne farkı kalır?
Hollanda, İsveç, Danimarka gibi ülkelerde halkın çoğunluğu ateist, teist, panteist veya agnostiktir, Hıristiyan değildir. Merkel bu ülkeleri AB'nin dışına mı atacak?
Şu anda Müslüman olan milyonlarca AB vatandaşı var. Bunları ne yapacak sayın Merkel? Vatandaşlıktan mı çıkaracak?
Kısaca demem o ki, insanları dini inançlarına göre sınıflandırıp ona göre değerlendirmekten vazgeçelim. Laiklik herkese lazım. Merkel'e de, bize de.