İki çocuk modeli

'İnsanların birbirine daha toleranslı davrandığı, gerginliklerin tırmandırılmadığı, insanların ideolojilerini fanatik bir şekilde savunmadığı, karşılıklı anlayış, saygı ve diyaloğun olduğu bir Türkiye istiyorum.

'İnsanların birbirine daha toleranslı davrandığı, gerginliklerin tırmandırılmadığı, insanların ideolojilerini fanatik bir şekilde savunmadığı, karşılıklı anlayış, saygı ve diyaloğun olduğu bir Türkiye istiyorum. Yani sorunlar her yerde var ama bu sorunlar karşılıklı oturup konuşarak çözülebilir.'
Bu sözleri lise son sınıf öğrencisi genç bir kız söylüyor. Zeynep Pamuk. Orhan Pamuk'un yeğeniymiş, Şevket Pamuk'un kızı olmalı. Siyaset felsefesine meraklıymış. Özgürlüklerin nerede sınırlanabileceği ve sansür gibi konular üzerinde çalışıyor. 'Spinoza'nın Devlet Anlayışı'na ilişkin çalışmasıyla Uluslararası Felsefe Olimpiyatları'nda birinci olmuş!
Gençlerle ilgili haberler önemlidir. Geleceğimiz gençlere bağlı. O nedenle gençlik haberlerine dikkat etmekte yarar var. Zeynep Pamuk'un haberi insanı yüreklendiriyor, "İşte geleceğimizi emanet edebileceğimiz bir kuşak yetişiyor," diye seviniyorsunuz. Taa ki ikinci habere gözünüz takılana dek. İkinci haber de çarpıcı:
"Yalova'da bir öğrenci, tartıştığı müdür yardımcısının odasına girerek kurusıkı tabancayla yaraladı."
Yalova Lisesi'nde 5 bin öğrenci varmış. 9'uncu sınıf öğrencisi olan kahramanımız evvelsi gün kurusıkı bir tabancayla okula gelmiş. Arkadaşlarına 'Plan' ve 'Şizofren' başlıklı iki mektup bırakıp "Bunu gazetecilere verirsiniz," dedikten sonra müdür yardımcısının odasına gitmiş ve öğretmenini elinden yaralamış.
"Polisler tarafından gözaltına alınan Y.B. emniyete götürüldü. Y.B.'nin okuldan çıkarılışı sırasında arkadaşları genç öğrenciyi tezahüratla desteklerken, saldırgan öğrenci de onları selamladı."
Önümüzde iki farklı tablo var. Birine bakıp sevinebilmek de mümkün, diğerine bakıp üzülmek de. Özellikle lise öğrencilerinin saldırgan genci alkışlamaları dikkat çekici ve üzücü. Bu manzarayı görünce insanlar ister istemez, "Biz çocuklarımızı bunun için mi okula gönderiyoruz," diye düşüneceklerdir.
Kimse çocuğunun katil olmasını istemez. Ama Amerika başta olmak üzere pek çok ülkede öğrencilerin sık sık cinayet işlemeye ve suça yöneldiğini görüyoruz. Tabii ki çocukların hepsinin Zeynep Pamuk gibi olmasını bekleyemeyiz. Fakat hepsi birer küçük filozof olmasalar bile, çocuların suç işlemeye eğilimli kabadayılar olmasını önleyecek çabalar gerekiyor.
Geçenlerde silah taşımayı ve kullanmayı düzenleyen yasa Meclis'ten geçti. Yeni yasaya göre düğünlerde silah bulundurmaya bir yasak getirilmedi. Babalar böyle olursa, çocuklar da öyle oluyor işte.
Her iki çocuk modeli de bizim toplumun ürünü.
Bir modelden diğerine tümüyle geçemesek bile büyük ölçüde iyileşme sağlayabiliriz. Yeter ki bunun için gayret edelim!