İran'a saldırı akıllıca olur mu?

Ya Amerika, ya İsrail saldıracak İran'a deniyor ya da her ikisi de birden! Fransa da İran karşıtı cephede yerini aldı. İngiltere'de başbakan değişince İran karşıtı tavır da değişebilir diyenler vardı, ama İngiltere bir İran savaşında da ABD'nin yanında yer alacağını belli etti.

Ya Amerika, ya İsrail saldıracak İran'a deniyor ya da her ikisi de birden! Fransa da İran karşıtı cephede yerini aldı. İngiltere'de başbakan değişince İran karşıtı tavır da değişebilir diyenler vardı, ama İngiltere bir İran savaşında da ABD'nin yanında yer alacağını belli etti.
İran'ın karşısında gittikçe netleşen bir cephe var.
İşin çarpıcı yanı, İran'a karşı taktik nükleer silah kullanılabileceği iddiasıdır. Böyle bir şey hem İran açısından felaket olur hem de savaşa giren Batılı ülkeleri veremeyecekleri bir hesapla baş başa bırakır. Hem 'İran nükleer silah üretiyor, bu ülkenin nükleer silahı rastgele ve rahatlıkla kullanabilecek kadar sorumsuz ve güvenilmez yöneticileri vardır' diye savaş açmak, hem de bu savaşta nükleer silah kullanmak kabul edilebilir türden bir çelişki değildir.
Irak, Vietnam'dan beri ABD'nin yaşadığı en büyük baş ağrısı oldu. Bir bakıma Vietnam'dan çok daha büyük bir dert, çünkü bu kez işin içinde petrol var! Fakat şu anda sürüp giden direniş engellenemezse Irak petrolünün hayrını görmeyecekler. ABD'nin İran'a saldırma gerekçelerinden ikincisi de budur: İran'ın Irak'a sızarak direniş hareketini körüklediğini iddia ediyorlar.
Benzer bir iddia Vietnam Savaşı'nda ileri sürülmüştü. ABD, Güney Vietnam'daki komünist gerillalarla (Vietkong dedikleri) savaşırken, Kuzey Vietnam'ın Vietkong'a gizlice yardım ettiğini ileri sürüyordu. Kuzey'e saldırmaya kararlıydı. Saldırıyı haklı göstermek için Tonkin Körfezi'ndeki kendi gemilerini bombaladı, bundan dolayı Kuzey Vietnam yönetimini suçladı ve hava saldırılarına başladı.
Ama sonuç değişmedi. Vietnam halkının direnişi daha da arttı ve ABD savaşı kaybetti!
ABD'nin ve yandaşlarının İran'ı işgal etmeye kalkacaklarını sanmıyorum. Böyle bir durumda, Irak'ta olduğundan çok daha sert bir direnişle karşılaşacaklardır. Unutmamak lazım ki, İran'daki rejim Saddam'ın
devrilen rejimi gibi kolay bir lokma değildir. Daha yaygın bir desteği vardır.
Sekiz yıl süren Irak-İran savaşında belki Batılılar Irak'ı resmen desteklemediler, ama fiilen desteklediler. İran, daha iyi donatılmış olan Irak ordusu karşısında büyük bir fedakârlıkla savaştı, gençler gözünü kırpmadan ölüme gitti.
Ve bu savaş beklenenin tam tersi bir sonuç verdi. Savaşla birlikte sıkıntıya düşen İran halkının Ayetullah Humeyni yönetimine karşı çıkacağı sanılırken tam tersi oldu, haksız bir saldırıya uğradıkları için kızgın olan İran halkı, özellikle de savaş gazisi gençler, İmam Humeyni'nin çevresinde kilitlendiler. İran'daki rejim, savaştan güçlenerek çıktı!
Şimdi durup dururken İran'a yapılacak bir saldırı aynı sonuçları verebilir. Şu anda tutucu ve sert bir yönetimi olan Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'a karşı yer yer açıkça muhalefet eden üniversite öğrencisi gençlerin bulunduğunu, kadınlara giyim kuşam normlarının zorla dayatıldığını görüyoruz. Kendi mecrası içinde bırakıldığı zaman belki güçlenecek ve rejime meydan okuyabilecek bir hareketin nüveleri olabilir bu eğilimler.
Ama ABD'nin veya İsrail'in başını çektiği bir saldırı beklenenin tam tersine, rejimin ve Ahmedinecad'ın güçlenmesine yol açabilir.
Bu işlerde genellikle evdeki hesap çarşıya uymuyor işte.