İslam korkusu

Sudan'a yaptığı ziyaret sırasındaydı yanılmıyorsam, Başbakan Erdoğan, "Müslümanlar insan öldürmez!" diye bir söz söylemişti.

Sudan'a yaptığı ziyaret sırasındaydı yanılmıyorsam, Başbakan Erdoğan, "Müslümanlar insan öldürmez!" diye bir söz söylemişti. Geçersizliği ayan beyan ortada olan böyle bir genellemeyi neden yaptı, merak eder dururum. Bir gün fırsat bulursam kendisine sormak isterim.
Belli ki aslında "Müslümanların insan öldürmemesi gerekir" demek istemiştir. Ama politika uğruna vurguyu biraz fazla kaçırmıştır.
Son günlerde sık sık karşılaştığımız bir söz de şudur "Haksız yere bir 'İslam fobisi' yaymaya çalışıyorlar, oysa biz korkulacak adamlar mıyız? Haksızlık ediyorlar!" Bunu sayın Başbakan da sıkça yineliyor.
Tabii ki Müslümanlar katil, cani değildir. Fakat insanların korkmasının da bir nedeni olmalı. Daha iki gün önce Pakistan'da bir camide canlı bomba patladı, 50 kişi öldü, bir o kadar da yaralı var. Saldırının eski bir içişleri bakanını hedef aldığı sanılıyor. Temmuzdan beri saldırılar sonucu öldürülenlerin sayısı 800'ü buluyor.
Birkaç hafta önce Cezayir'deki bir saldırıda gene düzinelerle insan öldü. Saldırıyı El Kaide örgütü üstlendi.
Bu örgütün Amerika'da, İngiltere'de, İspanya'da, Türkiye'de yaptıklarını anımsatmaya gerek var mı?
Aslında Türkiye El Kaide'siz de yeteri kadar dinci saldırıya maruz kaldı. Kahramanmaraş olaylarında kesilerek, Sivas'ta yakılarak öldürülenleri unutmak mümkün mü? "Aman, o olayları anımsatmayın" deniyor! Neden? Yinelenmemesi için o olayları ve Hizbullah'ın mezar evlerini her gün tartışmalıyız.
Bunlar bitti mi artık? Hiç sanmıyorum.
Hrant Dink olayı, rahip cinayetlerinin sürüp gitmesi, kamuoyunun bunlara duyarsız kalması, korkunç bir tablo sergiliyor.
Fazıl Say'ın "Türkiye'yi terk edebilirim" sözü büyük yankı yarattı. Oysa Hrant Dink'in oğlu da Türkiye'yi terk edeceğini söyledi ama bu pek bir tepkiye yol açmadı. Kimse kalkıp da "Türk devleti kendi vatandaşını korumaktan aciz midir?" demedi. Belki bazı çevrelerce genç Dink'in terki diyar eylemesi olumlu bile karşılanmıştır! "Yarın biri kalkıp onu da öldürürse sıkıntıya düşeriz!"
Ülkemizde olsun, dünyada olsun dinci terörün yarattığı tablonun korkuya yol açması normal değil midir?
"İyi ama, Müslüman olmayan ülkelerde terör ve şiddet uygulanmadı mı?" Haklı bir soru. Fazla uzağa gitmeye gerek yok: Nazi terörünü tarihte aşabilecek başka bir örnek var mıdır? İngiltere, Fransa, İspanya gibi Hıristiyan ülkelerin sömürgelerinde yaptıklarına ne diyeceğiz? Amerika'nın Japon kentlerine attığı atom bombaları?
Bunlar doğrudur ve sık sık anımsatılır.
Fakat, bütün bunlar 'İslam korkusu' iddiasını geçersiz kılmıyor. Zira ABD'nin, İngiltere'nin, İspanya'nın, Fransa'nın çağımızda uyguladığı terör 'din adına' yapılmadı. Ortaçağda dini terör uyguladılar, çağımızda değil. Bu ülkelerde Hıristiyanlık adına cihat ilan edilmedi. El Kaide türü dinci örgütleri olmadı. Onlarınki ulusçu fanatizmdi, dinci fanatizm değildi.
Ve en önemlisi de, bu ülkelerde uygulanan teröre karşı çıkan, eleştiren çevreler vardı.
Siz şimdiye kadar İslam ülkelerindeki 'ılımlı' dincilerin kalkıp dinci terörü eleştirdiğini gördünüz mü? Ben görmedim. Tam tersine dinci terörü haklılaştıran mazeretler üretmeye çalışıyorlar. (İkiz kuleleri Amerika kendisi bombaladı, Sivas yangınını devlet düzenledi.)
Böyle olunca da radikal İslamcı akımlarla sıradan Müslümanları ayırması gereken çizgi bulanıyor, 'İslam korkusu' bütün Müslümanları kapsayacak şekilde genişlemeye başlıyor. Bundan kurtulmanın yolu, dinci terörü eleştirmek ve reddetmektir. Ancak o zaman inandırıcı olabiliriz.