Kadınlar ve mollalar

İran'daki kadınların hali nicedir? Birkaç gündür Hürriyet gazetesi bu konuda bir ropörtaj yayımlıyor.

İran’daki kadınların hali nicedir? Birkaç gündür Hürriyet gazetesi bu konuda bir ropörtaj yayımlıyor.
Röportaja göre mollalar toplumda hemen her şeyi denetim altın almış, kadınların dışında. Kadınlar direniyor!
‘Yani yasaklar büyük bir kibarlık, nezakeetle başladı.’ Sonra gittikçe sertleşir. Yerli veya yabancı her türlü müzik yasaklanır. İnsanlar gizli gizli müzik dinler. Ama anımsatmakta yarar var, Mao’nun ünlü ‘Kültür Devrimi’ sırasında Çin’de de Batı müziği yasaklanmıştı!
Kadınlar bütün bunlara direnmiş! Makyaj yasak, ama İran, dünyada makyaj malzemelerine en çok para ayıran ülke!
2.1 milyar dolarla dünya yedincisi. (Şimdi aklıma nereden geldi, bizde de Konya en çok içki tüketen ilimizdir.)
Kadınlar mollaları yenecek mi? Onu bilmek mümkün değil. Ama mollaların sert kayaya çattıklar ortada.
Çağımızda haklar önemlidir. Bir tür uygarlık ölçüsüdür haklar.
Çocuk hakları...
İşçi hakları...
Hayvan hakları...
Hasta hakları...
Kadın hakları...
Birçok bakımdan en kötü durumda olanlar kadınlardır. Sadece demokratikleşme açısından değil, uygarlaşma açısından da kadın haklarının önemi tartışılamaz!
Neden bazı ülkelerde totaliter ve otoriter yönetimler, bazılarında da demokrasiler iktidar olur? Ve 1970’lerin ortallarından itibaren demokratik ülkelerin sayısında neden bir artış gözlendi?
Bu soruara çok sayıda yanıt verilebilir: Ekonomik, kültürel, psikolojik, tarihsel yanıtlar. Bu yanıtların her birinde geçerli ve doğru yönler bulunacaktır.
Fakat önemli bir husus var ki, bu tartışmalarda genellikle unutulur: İnsan doğası!
Eric Fromm’un da ileri sürdüğü gibi, varoluş koşullarının dayattığı bir insan doğası olduğuna inanıyorum.
Özgürlük ve demokrasi, insan doğasına en yakın olan yönetim biçimleridir.
Bütün kırıcı ve baskıcı yönlerine rağmen, otoriter yönetimler, demokratik yönetimlerle giriştikleri savaşların hepsini kaybettiller. Çünkü halkın desteğini almamışlardı.
İki demokratik ülke savaşınca ne mi oldu?
İki demokratik ülke hiç savaşmadı ki!
Evrensel barışın ilk adımı demokratikleşme olmalı. Demokratilkleşmenin ilk koşulu da insan haklarının tanınmasıdır!