Kendimiz için ihtiyat

Türkiye sabrın sınırında. Fakat ABD değil, kendimiz için ihtiyatlı olmakta yarar var.

Kadınlar ağlıyor. Babalar askerlik şubelerinin önünde 'Bizi de askere alın!' diye gösteri yapıyor. Gazeteler şehit düşen askerlerin yaşamöyküleriyle dolup taşıyor. Televizyonlarda yorumcular 'Arş yiğitler vatan imdadına' diye yorum üstüne yorum yapıyor. Siyasetçiler hükümeti aciz ve korkak olmakla suçluyor.
Sınır ötesi operasyon yapması için hükümetin üzerinde büyük bir baskı oluşuyor.
Bunalım zamanlarında ortaya çıkan bu kitle baskısının hem olumlu, hem de olumsuz sonuçları olabilir. Olumlu etkisi, ulusal dayanışmanın ve kaynakları harekete geçrecek bir sefererlik ruhunun ortaya konmasıdır. Olumsuz etkisi ise, karar verme durumunda olanların seçeneklerinin azalması, kitle baskısının öngördüğü seçeneğin, doğru veya yanlış, tek yol gibi algılanmaya başlanmasıdır.
Şu anda 'hemen sınır ötesi askeri operasyon' kitlesel eğilimi yansıtıyor. Sınır ötesi askeri operasyon elbette seçeneklerden birisidir. Ama ne zaman ve nasıl yapılacağına veya yapılıp yapılmayacağına yetkili ve sorumlu merciler karar vermelidir.
PKK'nın son saldırılarına bakarak 'Aman bizi bir tuzağa mı düşürmek istiyorlar' diyenlerin sayısı artıyor. Kuzey Irak Kürtleriyle veya ABD ile Türkiye'yi karşı karşıya getirmek isteyenlerin siyasi bir tuzağı olabileceği gibi, çeşitli askeri tuzaklar da olabilir. Sokakta gösteri yapan kitlelerin bunları bilmesi ve çözümlemesi mümkün değildir.
ABD Temsiciler Meclisi'nde Ermeni soykırımı iddiaları konusunda verilecek olan kararla, PKK saldırılarının aynı zamana denk gelmesi de muhtemelen bir rastlantı değildir. Soykırım yapmakla suçlanan Türkiye karşısında PKK kendisini daha rahat hissetmiş, işlediği cinayetlerin dünya kamoyunda anlayışla karşılanacağını düşünmüş olmalı.
Öte yandan ABD'nin de bize 'Sınırı geçme' demesi, gittikçe anlamını yitiriyor. Daha iki gün önce Irak'ın Sadr kentinde sınırı geçen tek bir İranlı teröristi ele geçirmek için ateş açan Amerikalılar tam 49 kişiyi öldürdü! Ölenlerden ikisi çocuktu!
Bizde PKK'lı teröristlerin yüzlercesi birden sınır geçiyor, eylem yapıyor!
"Siz Türksünüz, sabretmeyi bilirsiniz, sabredin bakalım!"
11 Ekim'de de, El Kaideli olduğundan kuşklandıkları halkın üzerine ateş açan Amerikalılar 19 şüpheliyi öldürdü, bunlardan 15'i sivildi,
dokuzu da çocuktu!
Bize 'Hele sabredin!' diyen Amerikalıların sabırlı olmak gibi bir dertleri yok!
Eğer doğru kararların alınmasına katkıda bulunacaksa sabretmek elbette bir meziyettir. Türkiye bu olayda bir hayli sabırlı davrandı.
Artık sabrının sınırlarına gelmiş gibi gözüküyor. Hele de ABD gibi sınır tanımayan bir ülkeden gelen 'sabredin' önerileri hiç de olumlu bir iz bırakmıyor.
Fakat Amerika istediği için değil, kendimiz için ihtiyatlı olmakta yarar var!