Kibarlık

Kibarlık elbette iyi bir meziyettir. Özellikle de seçim zamanlarında.</br>Hikâyeye göre kiliseye genç bir papaz atanmıştır. Kıdemli papaz, yeni gelen gence, &quot;Bu pazar sen vaaz et&quot; der.

Kibarlık elbette iyi bir meziyettir. Özellikle de seçim zamanlarında.
Hikâyeye göre kiliseye genç bir papaz atanmıştır. Kıdemli papaz, yeni gelen gence, "Bu pazar sen vaaz et" der.
"Tamam Peder, ama ben sıkılgan biriyim.
Ya beceremezsem?"
"Hiç endişe etme evladım. Kiliseye gelmeden önce bir tek at, rahatlarsın."
Tavsiyeye uyan genç papaz içkiyi fazla kaçırır, kitleleri harekete geçiren ateşli bir vaaz verir.
"Nasıl buldunuz sayın Peder?"
"Çok iyiydi evladım. Yalnız üç şeye dikkat et. Birincisi, Hz. İsa'nın Allah'ın gayrimeşru çocuğu olduğunu söyleme, ikincisi 'Amin' yerine 'Oley!' deme, üçüncüsü de vaaz bittikten sonra merdivenlerden kayarak inme!"
Kitlelere ulaşmaya çalışan insanların kibar olmasında büyük yararlar vardır. Örneğin MHP birkaç yıl önce genç ülkücüler için bir çeşit 'davranış el kitabı' çıkarmıştı. Şimdi tam olarak anımsamıyorum, ama 'Beyaz çorap giymeyin, kafalarınızı tokuşturarak selamlaşmayın, sarımsak yemeyin...' gibi şeyler vardı bu kitapçıkta.
Şimdi de AKP (seçime hazırlık için olmalı), parti görevlilerinin seçmene karşı nasıl davranması gerektiği konusunda bir kitapçık çıkarmış. "Aferin" dedim bunu görünce, "seçmenin cebindeki oya giden yol, parti yöneticilerinin kibarlığından geçer."
Parti yöneticilerine, "İyi giyinin, seçmene 'beyfendi, hanfendi' diye hitap edin, saygı ve güven uyandıracak biçimde selamlaşın, ayrılırken iyi günler dileyin" gibi öneriler var.
Bunlar güzel şeyler ve AKP'nin nasıl çağdaş bir parti olmaya doğru gittiğini gösteriyor.
Fakat, öneriler listesi iyi de olsa eksik kalmış diye düşünmeden edemedim. Parti görevlileri liderlik hiyerarşisi içinde kalacaksa başka şeylere de dikkat etmelidir.
Örneğin, hiçbir biçimde nutuk atarken 'ulan, bee' gibi amiyane deyimler kullanmamalıdır.
Vatandaşlara 'Ananı da al git' dememelidir.
Herkesin önünde büykelçilerimizi aşağılayacak tonda konuşmalar yapmamalıdır.
'Askerliğin yan gelip yatma yeri olmadığını' söyleyerek şehit ailelerini üzmemelidir.
Bu arada konuşurken geğirmeleri, burunlarını ve kulaklarını karıştırmaları da hiç doğru olmaz.
Fakat, AKP'nin kibarlık kampanyasının bir hayli geç kaldığını düşünüyorum. Bu sorunu özellikle seçimlerde olumlu sonuç almak için ele aldıkları anlaşılıyor. Oysa kibarlık her zaman, herkese gerekli bir şey.
Kibarlığın, sadece seçim zamanlarıyla ve oy isteyeceğimiz insanlarla sınırlı kalmaması gerekirdi. Sınırlı sorumlu kibarlık pek inandırıcı olmuyor. Papazın öyküsünü anımsatıyor.