Kimdir yabancı?

İlk bakışta gülünüp geçilecek bir olaya benziyor: Rize'nin bir köyünde AB'nin altyapı için verdiği 350 bin avroluk bağışı köylüler kabul etmemiş.

İlk bakışta gülünüp geçilecek bir olaya benziyor: Rize'nin bir köyünde AB'nin altyapı için verdiği 350 bin avroluk bağışı köylüler kabul etmemiş. Gerekçesi çok net ve bildik geldi: "Bu emperyalistlere güven olmaz, bize bedava bir şeyi neden versinler ki?" (Bir zamanlar Macar asıllı bir tanıdığım vardı, yolu karşıdan karşıya geçemezdi: Bu kapitalistlere güven olmaz, diye!)
Ama bu tavır gözüktüğü kadar da sevimli olmayabilir. Belki Hrant Dink cinayetinin, rahip cinayetlerinin arkasında yatan 'yabancı düşmanlığı'nın (zenofobinin) bir başka görüntüsüdür bu köyde yaşananlar.
Son günlerde, özellikle Dink duruşmasından sonra göze çarpan 'Ya sev, ya terk et'le birlikte bu konu basında geniş yer buldu. Sadece dünkü Radikal'de bu konuya değinenler arasında Perihan Mağden, Altan Öymen, Murat Belge vardı.
Mağden, zaten bu konuya sık sık değiniyor. Öymen, yazısında eylemcilerin 'Türk milliyetçiliği' arkasına sığındığını anımsatıp, "Buna, 'Türk milliyetçisi' olmakta birbiriyle yarış eden partilerimizin hiçbirinin söyleyecek hiçbir sözü yok mu?" diye soruyor.
Murat Belge de konuyu 'yabancı düşmanlığı' açısından ele almış.
Bütün bunlar güzel ve yerinde yaklaşımlar. Yalnız bir sorunun yeteri kadar ele alınmadığını sanıyorum: Yabancı kimdir?
El cevap: Yabancı Müslüman olmayandır, özellikle de Hıristiyan ve Musevi olandır. Bu ayrımda etnik kökenden çok, dini tercih önemlidir.
Türkiye, etnik kümeler cennetidir. Lazlar, Çerkezler, Arnavutlar, Boşnaklar, Gürcüler, Araplar, Kürtler... Müslüman oldukları sürece bunların hepsi de 'bizden' sayılır. Bürokraside yükselebilirler, milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olabilirler ve olmuşlardır.
Ama bir Ermeni'nin, Rum'un veya Yahudi'nin (her ne kadar Türk kültürünü benimsese ve Türk vatandaşı olsa da) bakan, başbakan veya cumhurbaşkanı olması mümkün değildir. 'Ya sev, ya terk et' sözü onlar içindir.
Dine dayalı bu ayrım resmen değilse de fiilen vardır. Bizim milliyetçiliğimizin temelinde din yatıyor. Ve dini duyguların yükselmesiyle birlikte şoven miliyetçiliğin yükselmesinin nedeni de budur.
Bir taraftan dinin siyasallaşmasını destekleyenlerin, bir taraftan da 'yabancı düşmanlığından' yakınmasında bu bakımdan çelişki olduğunu düşünüyorum.
'Yabancı düşmanlığı', salt ulusal bir tavır değildir. Ulusalcılıktan daha da güçlü olarak 'kâfirlere' karşı yöneltilmiş bir tercihtir.
Ve söylemeye gerek yok ki, demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin ne ölçüde benimsendiğinin, uygulamaya konulduğunun da en önemli ölçütüdür, göstergesidir.
Bir gün Ermeni, Rum, Musevi kökenli vatandaşlarımız da bakan, başbakan, cumhurbaşaknı olabilirlerse...