Kültürümüzün kökenleri

Kültür Bakanlığı bütçesi görüşülürken AKP miletvekili Avni Doğan,</br>&quot;Bizim kültürümüz tektir&quot; demiş, &quot;Türk-İslam Kültürü!&quot; </br>DTP'li Sabahat Tuncel de Kürt kültürünü anımsatmış.

Kültür Bakanlığı bütçesi görüşülürken AKP miletvekili Avni Doğan,
"Bizim kültürümüz tektir" demiş, "Türk-İslam Kültürü!"
DTP'li Sabahat Tuncel de Kürt kültürünü anımsatmış. Tekrar alevlenen 'Kürt sorununun' temelinde yatan konulardan birisi olduğu için üzerinde durulması gerekir.
En son söyleyeceğimi ilk baştan söyleyeyim: Avni Doğan'a ve onun gibi düşünen Türk-İslam sentezcilerine katılmıyorum!
Yekpare bir kültürümüz yok. Yalnız bizim değil, genel olarak diğer toplumların da yekpare bir ulusal kültürleri yoktur! Her toplumda, sınıf farklarından, etnik veya dini farklılıklardan kaynaklanan kültürel çeşitlilikler vardır. Anadolu gibi yolların kesiştiği bir coğrafyada yer alan toplumlarda kültürel çoğulculuk daha da baskın bir karakter gösterir!
Nasıl olur da 'Kültürümüzün Türk-İslam sentezinden başka kaynağı yoktur' diyebiliriz?
Türkler Anadolu'ya yerleştikten sonra burada yaşayan Rumlar ve diğer kavimler buharlaşıp uçtu mu? Onların çoğu din değiştirip Türkleşti, bu arada kültürlerini de getirdiler.
Bizans kültüründen esinlenmedik mi? Müziğimizden idari örgütlenmemize kadar?
Şu anda Türkiye'de yaşayan Boşnaklar, Lazlar, Çerkezler, Kürtler, Abhazalar, Araplar, Gürcüler, Çingeneler, Arnavutlar, Türk kökenlilerle birlikte kültürümüze katkıda bulunmuyor mu? Bu çeşitlilik gerçeğini inkâr etmek mi ulusal birliğimize hizmet eder, yoksa kabul etmek mi?
Nihayet, çağdaş Türk kültürünün oluşmasında Batı dünyasının etkisini unutmak mümkün müdür? Alfabesini bile aldığımız, giyim kuşamını benimsediğimiz, müziğini dinlediğimiz, Nobel'ini keyifle aldığımız, yasalarını dilimize çevirip uyguladığımız, 'demokrasi' dedikleri yönetim biçimini taklit etmeye çalıştığımız, filmlerini ayıla bayıla izlediğimiz, ahlak standartlarını uygulamayı denediğimiz, hatta AB aracılığıyla bir parçası olmak istediğimiz Batı...
Unuttunuz mu?
Ülke dışına gitmek zorunda olan aydınlarımız hangi ülkeyi tercih eder? Suudi Arabistan'ı mı, Kırgızistan'ı mı, Fransa'yı mı? Bu sorunun yanıtına bakarak kendimizi hangi kültüre yakın hissettiğimizi de çıkarabilirsiniz!
Önemli olan, 'muasır medeniyetler seviyesinin üzerine' çıkabilmek. Küreselleşmenin kültürel boyut da kazandığı günümüz dünyasında 'Türk-İslam sentezi' gibi son kullanma tarihi geçmiş sloganlarla bunu sağlamak mümkün değil.
Bu kültürel şovenizm değil mi bizi Hrant Dink cinayetine, misyoner katliamlarına götüren, Yunanlı gazetecilere dayak attıran... Bu olayların ortak noktası kültürel şovenizmdir, suçluyu başka yerde aramayın!