Laiklik ve modernleşme

Çok fazla 'din' konuşuyoruz.</br>Laiklik nedir, nerede başlar, nerede biter, nasıl tanımlanır... Ama sadece biz miyiz din konuşan? Laikliği tartışma konusu yapan?

Çok fazla 'din' konuşuyoruz.
Laiklik nedir, nerede başlar, nerede biter, nasıl tanımlanır... Ama sadece biz miyiz din konuşan? Laikliği tartışma konusu yapan?
Bütün dünyada farklı derecelerle de olsa temel tartışma konularından birisi din ve sekülerizmdir.
Katolik ülkelerin son 50 yılda geçirdiği değişime bakın:
Bu ülkelerde doğum denetimi yasaktı, boşanma yasaktı, kürtaj
yasaktı... Şimdi hemen hepsinde bu yasaklar kalktı. (Bildiğim kadarıyla bir-iki ülkede hâlâ kürtaj yasaktır.) Bir bakıma Katolik şeriatının düzeninden laik hukuk düzenine geçildi.
Bütün bunlar 'devrim' başlığı altında değil, evrimci bir değişimle gerçekleşti. Ama bu konular tartışılmaya devam ediyor.
İngiltere'de kürtajın serbest bırakılmasının 40'ıncı yıldönümünde İskoçya Roman Katolik Kilisesi'nin Kardinali Keith O'Brien yazılı açıklama yaptı: "Her gün bu ülkede kürtaj yasaları yüzünden adeta bir katliam yapılıyor. Bu yasa tasarısını hazırlayan ve kabul eden politikacılar şeytandır! Arkalarından dua etmeye bile değmez!"
İngiliz Futbol Federasyonu'nun başı da Müslüman kadın futbolcularla dertte: Başı türbanlı ve eşorfmanlı kadın futbolcuların sahaya çıkması caiz midir, değil midir?
Laiklik (sekülerizm) bazılarının sandığı gibi saplantılı Kemalistlerin uydurduğu yapay bir sorun değil, bütün dünyada farklı biçimlerde görülen temel bir konudur. Modernleşmenin unsurlarından birisidir. Kapitalistleşme, farklılaşma, rasyonelleşme ve bireyselleşmeyle birlikte
ortaya çıkan toplumsal tarihsel bir olgudur.
'Dinden' değil, 'ekonomiden' kaynaklanan toplumsal bir olgu olduğu için de sekülerizm kapitalistleşme modernleşme sürecine giren bütün toplumlarda karşımıza çıkar. İlle de kadınların başlarını örtmesiyle bağlantılı olarak görülmeyebilir. Mehmet Ali Kışlalı'nın dünkü yazısında belirttiği gibi, Cezayir'de başını örten kadınların eğitim ve iş yaşamında başarılı olmasıyla da kendisini gösterebilir.
Ekonomik yaşamda erkeklerden daha üstün olduğunu kanıtlayan kadınlara şeriat hükümlerini uygulayabilir misiniz? Eğitim ve iş yaşamında başarısız bir erkeğin, kendisinden başarılı dört kadınla evlenmesini savunabilir misiniz?
'Laiklik, Hıristiyanlığa uygundur, ama İslam'da uygulanamaz' anlayışı yanlıştır. 'İslam ülkeleri modernleşemez' demekle aynı şeydir. İslam ülkeleri de modernleşebilir ve laikleşebilir. Bu süreçte Batı ülkelerinin izlediği yolu aynen izlemeleri gerekmez, bu mümkün de değildir. Fakat, modernleşme sürecinde laikliği bir noktada ve bir biçimde kabul etmeleri kaçınılmaz gibi gözüküyor.
Şeriatın kalesi olarak bilinen İran'ın bile kapitalistleşme-kentleşme-bireyselleşme-rasyonelleşme sürecinde farkına varmadan laikleştiğini, seçimlerde artık dini konuların eskisi kadar çok gündeme getirilmediğini ileri sürenler var. Örneğin Fariba Adelkhah'ın 'İran'da Modern Olmak' başlıklı kitabı ile Farhad Khosrokhavar ile Oliver Roy'un yazdığı 'İran: Bir Devrimin Tükenişi' başlıklı kitap bu konuda aydınlatıcı olabilir.
Toplumsal değişimler genellikle acı verir, çok olumlu gibi gözükenleri bile. Birey ve toplum yaşamında çok önemli yeri olan 'din' gibi bir konuda yaşanan değişimlerin daha da acı vermesi ve tepkilere yol açması kaçınılmazdır.
Ama değişim, yaşamın kendisi değil midir?