Metamorfoz

8-10 gün kadar oluyor, Başbakan Erdoğan bir açıklama yaptı: </br>&quot;4 Kasım'da yepyeni bir AKP göreceksiniz&quot; dedi.

8-10 gün kadar oluyor, Başbakan Erdoğan bir açıklama yaptı:
"4 Kasım'da yepyeni bir AKP göreceksiniz" dedi. Yanlış anlamadıysam, gelen seçimleri 'değişim' için kullanacağının sinyalini veriyor veya öyle görünmek istiyordu.
Cumhurbaşkanlığı bunalımı patladıktan sonra yaptığı bir konuşmada da, 'Değişmemiş olanların aramızda yeri yoktur' diye konuştuğu bildirildi. İlk konuşmayla ikinci konuşma aynı niyetin görüntülerini mi oluşturuyordu? Belki. Bunu kesin olarak bilmek mümkün değil.
Evvelsi gün bir açıklama daha yaptı: "Tüm sistemler ve din araçtır, amaç insanların mutluluğudur" dedi. Böylece, "Demokrasi bir tramvaydır, istediğimiz durakta ineriz" dediği o ünlü konuşmasına da bir açıklık getirmeyi denedi.
Bu ipuçlarını yan yana koyunca, Erdoğan'ın (eğer ciddi ve samimi ise) gelecek seçimleri parti kadrolarını yeniden düzenlemek için kullanma olasılığı ortaya çıkıyor. Böyle bir girişimi yapar mı, yaparsa başarılı olabilir mi, başarırsa AKP'nin seçim şansı ne olur, bütün bunları şimdiden kestirmek kolay değil.
Fakat, Türkiye'nin radikal dinci akımlarla flört etmeyen güçlü bir orta-sağ partiye gereksinimi olduğu ortada. Bu alanda şu anda DYP ve ANAP çadır kurmaya çalışıyor. Bir zamanlar Demirel'in 'Tapulu mülküme gecekondu yaptırtmam' dediği alandır bu. Erdoğan sadece 'laik gözükmek' için değil, aynı zamanda DYP-ANAP ittifakının oluşturacağı rekabetten çekindiği için de köktendinci akımla arasına mesafe koymak istiyor veya böyle olduğu izlenimini veriyor olabilir.
Fakat AKP'nin köktendinci akımlardan tümüyle koptuğu, artık dini referans kabul etmediği, yani tümüyle değiştiği izlenimini vermesi için daha çok çaba harcaması gerekiyor.
Aslında şu 'Biz artık değiştik' sözünde tam yerine oturmayan bir şeyler var.
Laiklikle ve dincilik arasında yapılan tercih, herhangi iki konu arasında yapılan bir tercih gibi düşünülemez. Bugün hangi ayakkabınızı giyeceğinize karar verirken bir tercih yapıyorsunuz. Ama bu ayakkabı tercihi, dünya görüşünüzü ve kişiliğinizi yansıtmayabilir. Bundan sonra yapacağınız diğer tercihlerin dayanağı olmaz. Ayakkabı tercihinizin gömlek ve pantolon rengiyle uyuşması yeterlidir.
Ama, laiklikle dincilik arasında yapılan tercih farklıdır. Bu tercih, farklı, hatta zıt dünya görüşleri, felsefeleri, kişilik yapıları, yaşam beklentileri, estetik anlayışları arasında yapılır.
'İnsan bu, elbette değişir' diyeceksiniz. Yaşamak, değişmek demektir. İnsan yaşamında ani değişiklikler de olabilir.
Benim anlamakta zorlandığım şey, nasıl olup da bu kadar temel konularda binlerce kişinin aynı zamanda, aynı yönde, aynı hızla ve aynı biçimde değiştiğidir.
Erdoğan, "Biz artık Milli Görüş gömleğini çıkardık" diyor. Söz konusu olan şey gerçekten bir gömlek olsaydı, mesele yoktu.
Ama burada gömlekten değil, temel dünya görüşlerinden söz ediyoruz. Daha da kötüsü, böyle değişme yeteneği olan kişilerin yarın bir gün kalkıp, 'Biz sıkıldık, tekrar eskiye doğru değişiyoruz' demesidir.
Ne yaparız o zaman?