ki?" /> ki?" /> Modern türban - TÜRKER ALKAN - Radikal

Modern türban

Sayın Gül, bir cumhurbaş-kanına yakışır biçimde işi kökünden ele alıyor. "Atatürk'ün annesi nasıl örtünürdü?" Güzel soru, üstelik konu Atatürk olunca kim karşı çıkabilir<br> ki?

Sayın Gül, bir cumhurbaşkanına yakışır biçimde işi kökünden ele alıyor. "Atatürk'ün annesi nasıl örtünürdü?"
Güzel soru, üstelik konu Atatürk olunca kim karşı çıkabilir ki? Kurnazca!
Atatürk'ün annesi çarşaf giyerdi, ninesi de öyle.
Dedesi de sarıkla dolaşırdı.
Ne yapacağız şimdi? Hepimiz çarşafa girip sarık mı takacağız?
'Hayır' tabii ki. Hayrünnisa hanımın türbanı 'modernize' edilecekmiş! Bu işlerde usta bir modacı tarafından.
Modacı deyip geçmeyin! Son zamanlarda İran'da modacılar defile üstüne defile düzenliyorlar. Hepsi de din polisinin denetiminden geçtiği için pek özgün şeyler değil, ama olsun, niyet önemlidir.
Biz de siyasal bir sorunu sonunda modacıya havale etmeyi başardık! Usta ve ehil bir modacıysa işler iyi, kötü ve beceriksiz bir modacıysa işler kötü demektir. Bunalım çıkar, borsa düşerse hiç şaşmayın!
Yalnız benim pek anlamadığım iki husus var.
Birincisi, AKP'nin nasıl bir 'muhafazakâr' parti olduğudur. Benim bildiğim kadarıyla, muhafazakârlık eski ve yerleşik değerlere sahip çıkmaktır. 'Türban' bizim geleneksel giysimiz değildir. Halkımız geleneksel olarak 'başörtüsü' veya 'yemeni' takar.
AKP'liler köylünün ve orta sınıf kentli kadınların taktığı başörtüsünü takmamak için bin dereden su getiriyorlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruyorlar, modacılara başvuruyorlar! Bütün dertleri sıradan insanlara benzememek. Neden bin yıldır halkımızın giydiği başörtüsünü beğenmezler de böyle işlere kalkışırlar ve buna 'muhafazakârlık' derler, anlayan beri gelsin!
İkincisi, 'türbanın modernize edilmesi' ne demek? Bunun nasıl bir ölçütü olabilir? Ne yapsanız, etseniz insanlar bir kulp takacaktır! Örneğin Latife Hanım'ın başını örtme biçimi 'Rus başı' imiş, yeni öğrendim.
Ve Allah aşkına, Türkiye'de modernize edilecek şey kalmadı da sıra türbanın modenizasyonuna mı geldi?
Eğitim sistemini modernize edin, sağlık sistemini modernize edin, polis örgütünü modernize edin de önlerine gelen vatandaşa dayak atmaktan filan vazgeçsinler!
Diyelim ki türban modernize edildi (bu işe kalkışanlar, türbanın şimdiki haliyle 'modern' olmadığını da dolaylı yoldan kabul etmiş olmuyorlar mı?), sonuç olarak bu yapılan işin, Kemalistlerin 'kılık kıyafet' devriminden bir farkı kalır mı? Devlet, vatandaşa cumhurbaşkanlığı yoluyla nasıl giyinmesi gerektiğini tebliğ etmiş olmaz mı?
Aslında benim aklıma bir çözüm gelmiyor değil. Hayrünnisa hanım modernize edilmiş türbanını takar, cumhurbaşkanı olan Gül de bir yerlerden edindiği kalpağı takar, doğru Kastamonu'ya giderler, Ata..
pardon Gül kürsüye çıkar ve konuşur, "Efendiler, bu serpuşun adı türbandır! Modernize edilmiştir.
Gönül huzuruyla kullanabilirsiniz!"