Nerdesiniz ey liberaller?

Liberal aydınlarla dinci politikacıların işbirliği (yoksa evliliği mi?) sürüp gidiyor. Yakın bir gelecekte sona ereceğine ilişkin bir belirti de yok.

Liberal aydınlarla dinci politikacıların işbirliği (yoksa evliliği mi?) sürüp gidiyor. Yakın bir gelecekte sona ereceğine ilişkin bir belirti de yok. Arada bir liberal aydınların da yakındığı oluyor (oruç bozan gümrükçüler işlerini aksatınca örneğin), ama lafı fazla uzatmıyorlar.
Fakat AKP'nin öyle direniş noktaları var ki, liberal aydınlar nasıl hazmediyor, anlayan beri gelsin.
Örneğin ünlü 301'inci madde. Görünüşe göre düşünce özgürlüğüne ciddi kısıtlamalar getiren bu maddeyi değiştirmek gibi bir niyeti yok AKP'nin. AB yetkilileri 'Bu madde değişmezse görüşmelerde sorun çıkar' dese de AKP yetkilileri duymazlıktan geliyor. Dışişleri Bakanımız hiç de koltuğuyla bağdaşmayan bir üslupla, '301 mi, 404 gibi yapıştı, çıkmıyor!' diyebiliyor.
Cumhurbaşkanı, 'Orhan Pamuk bu maddeden mahkûm olmadı' diye garip bir savunma yapıyor.
Ve özgürlükçü liberallerin gıkı çıkmıyor!
Şimdi elbirliği ile sivil bir anayasa yapma peşindeler. Yapsınlar, kimse 12 Eylül'den kalma Anayasa'nın hayranı değil. Ama 'özgürlükçü' olacağı söylenen yeni anayasa önerisinde din dersleri zorunlu!
Ve buna da liberal aydınlarımızın sesi çıkmıyor!
Bu ne biçim liberallik, ben anlamış değilim doğrusu.
Savunma babında, 'İyi ama bunlar din dersi değil, din kültürü dersi' diyorlar. Öyle olmadığını hepimiz bildiği halde gerçeği saptırıyorlar.
Oysa hepimizin okulda çocukları var, bu derslerin nasıl verildiğini biliyoruz. Bunlar düpedüz din dersleridir. Dualar ezberletiliyor, namaz kılma uygulamaları yapılıyor.
Liberallerin itirazı yok!
İş geldi Alevilikte düğümlendi. Ders kitaplarında Aleviliğe yeteri kadar yer verilmiyormuş. Yer verilse, sorun çözülmüş sayılacak.
Ya dinsizler, ateistler, panteistler, agnostikler.. ne olacak?
Her birine yeteri kadar yer verilecek mi? Ne kadar 'yer' yeterli sayılacak?
Diyanet İşleri'nin ve bazı AKP'lilerin bir formülü var. 'Din dersi' ile 'din kültürü dersini' ayıralım diyorlar. 'Din kültürü' her konuyu (Alevilik ve Hıristiyanlık, Musevilik...) kapsasın ve zorunlu olsun. 'Din dersi' de İslam'ı kapsasın ve seçimlik olsun!
Bu önerinin uygulanması halinde olacakları kestirmek hiç de zor değil. Zira şu anda zorunlu olan ders de 'din dersi' değil, 'din kültürü dersidir'. Fakat, dersi veren kişinin eğilimine ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın niyetine bağlı olarak tam bir din dersine dönüşmüş durumda!
Bu öneri benimsenirse yarın gene aynı şey olacak, din kültürü dersi de din dersine dönüşecek, ve din dersleri birken ikiye çıkmış olacaktır.
Din derslerinin seçimlik olmasının da cidddi bir sakıncası bulunuyor: "Biz Aleviyiz veya dinsiziz, çocuğumuzun din dersi almasını istemiyoruz" diyen ana-babalar dini inançlarını açıklamaya zorlanmış olacaklar ki, bu Anayasa'ya ve insan haklarına aykırıdır. Ayrıca AKP yönetimi gibi bir iktidarda bu insanların karşılaşacağı baskıyı söylemeye bile gerek yok sanırım.
Okullara din dersi koymak nereden baksanız sakıncalı gözüküyor. 'İyi ama çocuklarımıza dini bilgi verilemesin mi?' Verilsin. Onca Kuran kursu var. Bu işi zaten yapıyorlar. Haa, 'Kuran kursları tarikat yuvası olur' uyarısına gelince...
Şimdi öyle değil mi zaten?