Nerede çokluk...

Doğum kontrolü netameli iştir. Çoğu kez insanlar anlamaz neden Allah'ın işine karıştığımızı. Bazıları da devlete kuşku ile baktıkları için ille de bir hinlik ararlar.

Doğum kontrolü netameli iştir. Çoğu kez insanlar anlamaz neden Allah'ın işine karıştığımızı. Bazıları da devlete kuşku ile baktıkları için ille de bir hinlik ararlar.
Fıkra bu ya, doğum kontrolü için Güneydoğu'da bir köye uğramış sağlık ekibi. Kadınları toplayıp amaçlarını anlatmışlar. Sonra da isteyen kadınlara spiral takmışlar. Eve dönen kadına kocası sormuş:
"Ee, n'oldu?"
"Heeç, orama bir şey taktılar işte."
"Neye?"
"Bilmem."
Adam telaşlanır, "Bacağını aç hele." Kafasını karısının bacaklarının arasına doğru uzatır: "Yaşasın T.C." diye bağırır, "yaşasın!"
Fakat kentleşme ve endüstrileşmeyle birlikte nüfus artışı bir sorun olmaktan çıkmaya başlıyor. Bir zamanlar ülkemizde yüzde 3 gibi çok yüksek olan bu oran şimdilerde yüzde 1'e kadar gerilemiş bulunuyor. Zamanla daha da gerileyecek, sıfırlanacak ve hatta gerilmeye başlayacaktır. Gelişmiş ülkelerin deneyimleri bunu gösteriyor.
'Doğum kontrolü yanlıştır, emperyalizmin bir oyunudur' argümanının pek iler tutar bir yanı yok. Kaynakların kısıtlı oluğu bir dünyada sonsuza dek çoğalıp gitmek mümkün değil! İster kapitalist olun ister sosyalist, ister Katolik olun, ister Müslüman, bu değişmez.
Fakat Katolik kilisesi gibi bazı kuruluşlar hâlâ doğum kontrolüne karşı tavır içinde. Gerçi bu tavır toplumsal ekonomik zorlamalar karşısında etkili olamıyor, Katolik inanışı gerilemek zorunda kalıyor.
Bunun tipik bir örneği Brezilya'da olup bitenler. Toprağı ve doğal kaynakları çok olsa da, Brezilya hükümeti, kiliseye rağmen daha fazla nüfus artışı istemiyor. Geçenlerde yapılan bir açıklamayla,
10 bin eczanede ucuz veya bedava 'ertesi gün' hapları dağıtılacağını duyurdular. 50 bin doğum kontrol hapı ve 254 milyon prezervatif geçen yıl bedava dağıtıldı.
Hükümet kürtajı da yasallaştırmak istiyor. Brezilya'da yılda 800 bin kadın yasadışı kürtaj yaptırıyor ve bunlardan 4 bini ölüyor! Kürtaj, ölüm nedenleri arasında dördüncü sırada yer alıyor!
Dünyanın en kalabalık ülkeleri olan Çin ve Hindistan da doğum kontrolü için çok çaba harcıyor. Çin'de bir çocuktan daha fazla çocuğu olanlar daha fazla vergi ödemek zorunda kalıyor! (Bizde bir zamanlar fazla
çocuğu olanlar daha az vergi öderdi!)
Çin'e bakıp da 'Böyle zulüm de olur mu?' demeyin. Bir zamanlar Hindistan'da zorunlu iğdişlik uygulaması vardı. Doğum kontrol yetkilileri çarşı pazarda rastladıkları doğurtma yeteneği fazla gibi gözüken erkekleri yakalar ve bağırta bağırta iğdiş ederlerdi. Tabii ki bunlar zavallı ve fakir köylüler olurdu. Bu uygulama öyle gözümü korkutmuştu ki, hiçbir zaman Hindistan'a gitmemeye karar vermiştim. Ama merak etmeyin, zoraki iğdişlik uygulamasına çoktan son verildi.
Artık ilaçlarla veya prezervatiflerle doğum kontrolü yapılmasına fanatik Katoliklerden başka pek karşı çıkan kalmadı. Ama kürtaj için aynı şeyi söyleyemeyiz. Henüz cenin halinde de olsa, yaşamla buluşmuş bir çocuğun hayatına son verme hakkımız var mıdır, olmalı mıdır?
Öyle kolay karar verilecek bir konu değil.