Nükleer

Senelerdir konuşup da bir karara varamadığımız konulardan birisidir nükleer santrallar. Fakat belli ki AKP iktidarı bir karara varmış: Nükleer santrallar yapıla, diye.

Senelerdir konuşup da bir karara varamadığımız konulardan birisidir nükleer santrallar. Fakat belli ki AKP iktidarı bir karara varmış: Nükleer santrallar yapıla, diye.
Ben karşı olanlardanım. Neden derseniz, nedeni çok.
Her şeyden önce, Çernobil olayında da görüldüğü gibi, bir kaza her an mümkün. İster insan kusurundan kaynaklansın, isterse de teknolojik yetersizlikten. Ve bu kazaların faturası çocuklar başta olmak üzere masum vatandaşlara çıkıyor. Ve etkileri öyle kolay kolay geçmiyor.
İkincisi, alternatif enerji kaynakları varken, neden nükleer santral gibi belalı bir yola girilsin, anlamıyorum. Su, rüzgâr, kömür, petrol, doğalgaz, jeotermal.. bunların potansiyellerini sonuna kadar zorlamadan nükler santrala sarılmak niye?
Bu enerji kaynaklarının potansiyelini tükettikten sonra 'Başka çare kalmadı' diye nükleere başvurulmasını anlarım, ama diğer kaynaklar kullanılmayı beklerken nükleer santrallar de pekâlâ bekleyebilir!
Üçüncüsü, nükleer santral teknolojisi gelişme halinde. Bu yola ne kadar geç başvurursak, daha güvenli ve elverişli enerji üretme olanağı da o ölçüde artacaktır.
Dördüncüsü, 'Bize bir şey olmaz' anlayışımızla nükleer santralın bakımını ve işletmesini gereği gibi sağlamakta zorlanırız diye korkuyorum. Çernobil olayını anımsayın: Enerji Bakanımız "Bir parça radyasyonun zararı olmaz, hem cinsel gücü de artırır, biz Türkler böyle şeylerden kolay kolay etkilenmeyiz" diye ortalığı yatıştırmaya çalışmadı mı? Televizyon ekranında radyasyonlu çay içme yarışına girilmedi mi?
Beşincisi, 'devlet sırrı' anlayışımız da bu tür işletmelerin yol açacağı yıkımı gözden gizlememize neden olacak, bu nedenle bir kaza halinde halk normalden daha çok zarar görecekir. Çernobil kazasından sonra devlet yetkililerinin rüzgârın yönü hakkında açıklama yapmaları bile yasaklanmıştı!
Tabii yabancı elçiliklere uygulanmadı bu yasak!
Altıncısı, nükleer santralları deniz veya ırmak kenarlarına kurmak gerekiyor.
Ve buralar genellikle turistik yerlerdir!
Turist neden gelsin de nükleer santralın gölgesinde tatil yapsın ki?
Bunlar benim gerekçelerim. Başka gerekçeler de var. Bu satrallar pahalıdır. İlk hesaptan dört katı daha pahalıya mal oluyorlar. Beş yıl gecikmeyle bitiriliyorlar. Bakımları zor ve masraflıdır. Üretilen elektrik pahalıya mal olmaktadır. Hidroelektrik santralla bir kilovat saat elektrik üretmek için yarım sent harcama gerektiği halde, nükleer santralda dokuz sent gerekiyor! Çernobil gibi bir kazaya yol açma olasılığı 15'te 1'dir. Nükleer atıklardan kurtulmak mümkün değildir. Atıkları binlerce yıl saklayacak tesisler kurmak gerekiyor. Bu nedenle ileri Batı ülkelerinde yeni nükler santrallar yapılmamaktadır! Daha çok Çin, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerde nükleer santral yapıldığını görüyoruz.
Biz neden aceleyle nükleer santral kurmak istiyoruz, bilmem.