Obama?nın işi zor!

Başkan Obama İslam ülkelerine ?Elimi size uzatıyorum, siz de yumruğunuzu açın, tokalaşalım? dedi demesine ama, bu iş öyle kolay olacağa benzemiyor. Irak, İran...

Başkan Obama İslam ülkelerine ‘Elimi size uzatıyorum, siz de yumruğunuzu açın, tokalaşalım’ dedi demesine ama, bu iş öyle kolay olacağa benzemiyor. Irak, İran, Afganistan, ABD için şeytan üçgenine değilse bile, ‘şeytan hattına’ benziyor. Buna
belki Sudan’ı da katabilirsiniz.
Obama döneminde ABD’nin karşılaşacağı en ciddi sorun bu çizgide otaya çıkacaktır.
En belâlısı da İran.
İran, ciddi ekonomik sorunları olan bir ülke. İşsizlik oranı yüksek, yolsuzluk yaygın, Batı’ya özellikle de ABD’ye karşı ideolojik bir savaş içinde. Bu savaşın odak noktasında İran’ın nükleer silah üretme projesi yer alıyor, her ne kadar İran ‘Nükleer silah üretmiyorum, sadece nükleer enerji üretme peşindeyim’ dese de, buna pek inanan yok.
İran’ın ikinci meydan okuması uydu teknolojisinde görülüyor. Geçen ağustos ayında uzaya deneme amacıyla sahte bir uydu gönderdiler. Amerika, bu denemenin başarısız olduğunu söyledi. Geçen gün de gerçek bir uyduyu uzaya gönderdiler. ‘Ümit uydusu.’ Araştırma ve iletişim amacıyla üretilmiş bir uydu. Yörüngesine sağ salim yerleşip yerleşmediği henüz belli değil. Uzayda birkaç ay kaldıktan sonra uyduyu geri getirecekler ve daha gelişmiş bir başka uydu gönderecekler.
Bütün bunların ‘İslam Devrimi’nin 30’uncu yıldönümüne denk getirilmesinin bir nedeni
var kuşkusuz: ‘İslam Devrimi sadece iman alanında değil, bilim ve teknoloji alanında da gelişmelere vesile olmuştur!’ kanısını sağlamlaştırmak ve yaygınlaştırmak!
Teknolojik başarıyı, siyasal bir araca dönüştürmek.
İran’ın bu teknolojik başarılarını küçümsemek hata olur. Nükleer alanda ve uzayda başarı sağlayan bir devletin uluslararası ortamda ister istemez belirli bir ağırlığı olacak ve ciddiye alınacaktır. Nükleer silahları ve uzaya uydu gönderecek roketleri olan bir ülkeyi köşeye sıkıştırmak kolay olmaz.
Özellikle İsrail’in İran’a karşı askeri önlemler almak istediği, fakat Amerika’nın en azından şimdilik ‘bekle ve gör’ politikasını tercih ettiği söyleniyor. Fakat İran’a karşı çeşitli politika seçeneklerinin tartışıldığı ve askeri müdahalenin hâlâ seçenekler arasında yer aldığı anlaşılıyor.
İran’a yapılacak bir askeri müdahale Irak’takine benzemez. Yıllarca sürecek ve Ortadoğu’yu kana bulayacak bir savaşa dönüşür. Gazze’de yaşananlar, İran’a saldırının yanında piknik gibi kalır. İsrail ve ABD, Türkiye’yi bu savaşta aktif olarak değilse bile, en azından destek sağlayarak kendi yanlarında yer almasını isteyecektir.
Umalım ki bütün bunlar olmasın.
İran’ın nükleer teknolojiye ve uzaya yatırım yapması sadece askeri açıdan değerlendirilmemelidir. İdeolojik hedefler, en az askeri hedefler kadar önemlidir: “Bakın hele, İslam Devrimi 30 yılda neler başardı!”
Bununla övünüyorlar.
Ama anımsatmaya gerek var mı ki, bu ileri teknolojiler uzun zaman önce Hıristiyan ve dinsiz bilim adamları tarafından geliştirilmişti!
Obama’nın işi zor. Hele Türkiye’yi yanına alamazsa daha da zor.