Postmodern melekler

Elbette tarihten ders almak gerekir. Yoksa tarih garip olaylar zincirinden başka bir şey olmaz.</br>Bizim tarihçilerin zevkle belirttiği bir şey vardır.

Elbette tarihten ders almak gerekir. Yoksa tarih garip olaylar zincirinden başka bir şey olmaz.
Bizim tarihçilerin zevkle belirttiği bir şey vardır. Türkler kahramanca savaşarak İstanbul'u alırken, Bizanslılar bir taraftan kiliselere kapanıp Tanrı'dan kurtuluş diliyor, bir taraftan da din adamları toplanmış meleklerin cinsiyetini tartışıyormuş! Bu sırada Türkler gemileri karadan yürüterek savaşı akılları sayesinde kazanmışlar.
Bu öykünün anlattığı şey çok açık: Dini inanışlar aklımızı kullanmayı engellememelidir. Zor durumlardan kurtulmanın yolu aklımızı kullanmaktan geçer.
Geçenlerde Diyanet Vakfı Kadın Faaliyetleri Müdürlüğü'nün düzenlediği bir toplantıda, gazeteci Nevval Sevindi, "Zaten meleklerin aklı yoktur" deyince, dinleyicilerden tepki almış. Bu tepkiler üzerine söz alan Prof. Saim Yeprem konuya açıklık getirmiş: "Melekler sorumsuz, sorumluluğu olmayan varlıklardır" demiş. "Akılsızdırlar, günah işlemezler, erkeklik veya dişilikleri yoktur. Sadece Allah'ın emrini yerine getirirler. Günümüzdeki robotlar gibidirler. Akli sorumlulukları yoktur. Melekler aklı olmayan varlıklardır!"
Bunları okuyunca ister istemez 500 yıl önce meleklerin cinsiyetini tartışan Bizanslılara gitti aklım. Öylesine çetrefilli bir konu ki, bir çözüm bulamadık, hâlâ meleklerin cinsiyetini tartışmaya devam ediyoruz. Bu kafayla gidersek önümüzdeki 500 yılı da bu tartışmaya devam ederek geçirebiliriz.
Bu tartışmanın anlamakta zorlandığım birkaç yönü var. Birincisi şudur: Meleklerin cinsiyeti ve akli yetenekleri konusunda uzman olduğu anlaşılan bir değerli Prof. ağırlığını koyarak tartışmayı sonuçlandırmış. Bir kamu görevlisi olan bilim adamının meleklerin cinsiyetini tartışması ve bu konuda uzmanlaşması, bu mesaisinden dolayı maaş alması bana biraz tuhaf gözüktü doğrusu.
İkincisi, meleklerin cinsiyeti ve zihinsel yetenekleri konusunda böylesine kesin ve 'bilimsel' veriler nasıl, hangi yöntemle edinilmiştir, bilimsel standartlarla savunulabilir mi?
Üçüncüsü, meleklerin cinsiyeti ve zihinsel yetenekleri konusunda bir bilgi edinmek mümkün olsa bile, bu bilgi ne işimize yarayacaktır? Oturup ciddi ciddi bu konuyu tartışmanın amacı ne olabilir?
Ayrıca meleklerin robotlara benzetilmesini de hiç estetik bulmadığımı belirtmeliyim. Ben melekler konusundaki geleneksel imajı daha çekici buluyorum: Havada uçuşan çıtı pıtı güzel kadınlar olmalı melek dediğin. Duygusuz ve metalik robotlara benzeyen melekleri hiç aklım almadı ve çekici bulmadım. Ama postmodern çağın melekleri de robotlara benzeyecekmiş demek ki. Üstelik Allah'ın emirlerini yerine getiriyorlarsa (Allah'ın neden böyle aracılara ihtiyacı olduğunu da anlamış değilim ama, neyse) akıllı olmaları da gerekmez mi?
Teokratik konuları tartışmanın sevimsiz bir yanı bu olmalı: İnsanlar dönüp dönüp aynı şeyleri söylüyor. Binlerce yıldır değişen bir şey yok. Bir tarafta hızla değişen, yenilenen yaşam, diğer tarafta Bizans'tan beri tartışılan meleklerin cinsiyeti...