Sahte sorunlara sahte çözümler

Çok tartışılan ve tartışılması gereken bir konudur: İslam ülkeleri neden </br>bu kadar geridir? Sadece ekonomik bakımdan değil, siyasal kurumlar açısından da geri kalmış ülkeler. Pek çok neden ileri sürülebilir.

Çok tartışılan ve tartışılması gereken bir konudur: İslam ülkeleri neden
bu kadar geridir? Sadece ekonomik bakımdan değil, siyasal kurumlar açısından da geri kalmış ülkeler. Pek çok neden ileri sürülebilir.
Belki de bu durumun en veciz açıklamalarından birini geçenlerde bir İranlı yaptı. İran'ın ahlak polislerinden birisi genç bir kızı yakalamış karakola götürmektedir. Kız, gözyaşları içinde yalvarıyor: "Bir daha yapmam, saçımı daha dikkatli örterim, söz!"
Olayı izleyen bir İran vatandaşı dayanamaz, "Ülkenin en acil sorunu bu mu, Allah aşkına" der ahlak polisine, "bir iş yapacaksanız, gidin trafik sorununu çözün!"
Bu isyanda haklı bir yan olmalı. Toplumu sahte sorunlarla meşgul ederseniz, sahte çözümleriniz olur elbette. İran senelerdir kadınların örtünmesi, erkeklerle ne kadar ve nasıl yakınlaşacağı sorunu üzerinde durdu, enerjisini buna harcadı.
Daha birkaç gün oluyor, eski Cumhurbaşkanı Hatemi'nin bir yurtdışı gezide kadınların elini sıkarken çekilen görüntüleri ortalığı karıştırdı. Günlerce bu tartışıldı. Bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapmış olan koskoca Hatemi yalan söylemek zorunda kaldı (sanırım), "Hayır," dedi, "öyle bir şey yapmadım!" Muhalifleri bastırdı: "Hatemi'nin çıplak eli, kadınların çıplak tenine değmiştir! Bunu yapan bir kişiyi istemeyiz!" Ve Hatemi gelecek seçimlerde aday olmayacağını açıklamak zorunda kaldı.
Haydi Hatemi 'liberaldi' diyelim. Ya şimdiki Cumhurbaşkanı Ahmedinecad için ne diyeceksiniz?
O da yaşı 80'e varan ilkokul öğretmeni bir kadının elini öptüğü için şiddetle eleştirilmedi mi, daha birkaç ay önce!
Muta nikâhıyla kadınlarla birkaç saatlik ilişkilerin mubah olduğu bir ülkede kadın eli sıkmak neden bu kadar sorun edilir, anlayan beri gelsin. (Bildiğiniz gibi, bizim Başbakanımız da bir zamanlar kadın eli sıkmazdı!)
Asıl sorun tabii ki erkeklerle kadınların el sıkışıp sıkışmaması değildir. Asıl sorun, toplumdaki binlerce sıkıntının göz ardı edilerek bu konuların ön plana çıkarılmasıdır. Basının, siyasetçilerin, hukukçuların, aydınların günlerce, aylarca, yıllarca bu konuları 'sorun' sayarak tartışmaları, öneri getirmeleridir.
'Günahı men, iyiliği özendirme' dairesinde görevli polis memuru veya gönüllü militan akşam eve gidince karısına, 'Bugün de ülke sorunlarının çözümüne katkıda bulundum hanım' diyebilmektedir. 'Perçemi gözüken kızları derdest ettim. Biz olmasak emin ol bu memleket çatır çatır çöker!'
Sahte sorunlarla sahte çözümler!
Bomboş konularda bitip tükenmeyen tartışmalar.
İran İslam devrimi henüz yeni olmuştu. Ülkesini terk ederek Amerika'ya giden bir İranlı matematik profesörüne sormuştum: "Neden gidiyorsun?"
"Namaz kılan mollalardan birinin eteğine bir kedi sürtündü" dedi, "o günden sonra mollalar bizim evde toplanıp tartışmaya başladılar. Bu durumda namaz kılanın abdest yenilemesi gerekir mi, gerekmez mi? Ben evden ayrıldığımda 15 gün geçmişti ve tartışma hâlâ devam ediyordu."