Serbest çağrışım

'Tanım'ı nasıl tanımlarsınız? Eskiler şöyle derdi: "Tarif, efradını cami, ağyarını mani olmalıdır!"

'Tanım'ı nasıl tanımlarsınız? Eskiler şöyle derdi: "Tarif, efradını cami, ağyarını mani olmalıdır!" Yani, benzerleri bir araya getirir, benzemezleri de dışlarsanız, tanım yapmış olursunuz.
Geçenlerde sayın Başbakan o her zamanki keskin belagatıyla laikliği tanımlayıverdi: 'Hitler de laikti!'
Haydi çıkın işin içinden bakalım!
Demek istediği şey çok basit. Aristo mantığına vuracak olursak, "Hitler kötü bir adamdır, Hitler laiktir, demek ki laiklik de kötü bir şeydir!"
Tabii sayın Başbakan'ın orada durması çok iyi. Daha ileri gidip, "Karındeşen Jack da laikti" diyebilirdi. Demedi. Kendisine teşekkür borçluyuz.
Bu laiklik kavramının tanımında oldum olası sıkıntı yaşanmıştır. Bir ara sayın Demirel tutturmuştu, "Laiklik dinsizlik değildir" der dururdu. Bir şeyi 'ne olmadığı' ile tanımlamak nasıl mümkün olur, bilmiyorum. Laiklik milyonlarca şey 'değildir'. Say say bitmez.
Erbakan'ın formülü daha farklıydı: "Laiklik din ve vicdan hürriyeti demektir!" Eh bu da bir şeydi. Zira sayın Erbakan daha önceleri 'laiklik' adını ağzına bile almazdı. Laiklik kuşkusuz ki din ve vicdan özgürlüğünü de içerir. Fakat, 'efradını cami' olacaksa asıl özelliğini, yani devlet işleriyle din işlerinin ayrılmasını öncelikle vurgulamak gerekmez miydi?
Bazıları da arada bir şu görüşü ileri sürer: "Laiklik din özgürlüğüdür, Osmanlı gayrimüslimlere din özgürlüğü sağladığına göre laik bir toplumdu!" Demek istedikleri açıktı: "Cumhuriyet döneminde savunulan laiklik anlayışı yersizdir, Osmanlı düzenini yıkanlar hata etmiştir!"
Osmanlı'da şer'i hukuktan daha fazla örfi hukukun kullanıldığı doğrudur, ama buna bakarak padişahların aynı zamanda halife oldukları bu imparatorluk düzeninin laik olduğunu iddia etmek pek akla yatkın gözükmüyor.
Haa, sayın Erdoğan elbette sözünü ahvale uygun bitirdi: "Türk devleti sadece laik değil, aynı zamanda demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir" dedi.
Müteşekkiriz.
Eğer sayın Başbakan "Sadece laik olmak, demokratik olmak için yetmez, hukuka bağlı ve özgürlükçü olmak da en az laik olmak kadar önemlidir" demek istiyorsa, buna kimsenin bir diyeceği olmazdı. Doğrudur, pek çok laik ülke demokrat değildir. Özellikle eski Doğu Bloku ülkeleri bu sınıfa girer.
Ama demokratik ülkelerin de hepsi laiktir. Şeriatla yönetildiği halde demokratik olan tek bir ülke yoktur.
Yani laiklik, demokratik yönetimin zorunlu bir koşuludur, ama yeterli değildir.
Erdoğan bunları mı düşündü, bilmiyorum. Doğrusu pek de sanmıyorum. Erdoğan'ın ve AKP'nin laikliğe bakış tarzı 'katlanılacak bir belâ, bir sıkıtı' olarak özetlenebilir. Onun için de 'laiklik' denince akıllarına hemen 'Hitler' geliyor.
Psikanalizin babası Freud 'serbest çağrışım yöntemini' boş yere geliştirmemiş!