Şiddetin sağı solu belli olmaz

Ankara ve Türkiye büyük bir felaketin eşiğinden döndü. O dev bomba patlasaydı ne olurdu, nasıl gelişmelere yol açardı, insan düşünmek bile istemiyor.

Ankara ve Türkiye büyük bir felaketin eşiğinden döndü. O dev bomba patlasaydı ne olurdu, nasıl gelişmelere yol açardı, insan düşünmek bile istemiyor.
Bu bombayı patlatmak isteyenler kimdir, henüz belli değil. El Kaide olabilir, PKK olabilir, muhtemelen yakında öğreneceğiz. Fakat, hangi örgüt olursa olsun, terörle siyaset yapmanın kimseye hayır getirmeyeceğini tepkilerimizle göstermemiz lazım. Terörü etkisiz kılmanın, hatta uzun dönemde engellemenin bir yolu budur: Teröristlerin istediği, amaçladığı tepkiyi vermemek, terörize olmamak, teröre teslim olmamak!
Bombayı patlatmak isteyenler El Kaide'den ise bu olay dincilerin hanesine (gerçi sayın Başbakanımız bir seferinde 'Müslümanlar insan öldürmez' demişti, ama siz ona bakmayın) olumsuz bir not olarak, PKK ise bu örgüte olumsuz bir not olarak düşecek ve hep anımsanacaktır.
El Kaide'yi koruyup kollamakla görevli olanlar harekete geçti bile. Vakit gazetesi dün şu başlığı atmıştı: 'Bombada MOSSAD şüphesi!' Hızlı habercilik diye buna derim! Olayları önceden bilmek lazım.
El Kaide'nin üstlendiği 11 Eylül saldırılarını bile, 'Hayır, ABD kendi kendini bombaladı' diye temize çıkarmaya çalışmadılar mı?
Ya bu işin sorumluları PKK'lı çıkarsa ne olacak?
"PKK'lılar kardeşimizdir, hiçbir Kürt onlara terörist diyemez" diyen DTP'li milletvekilleri ne yapacak?
Sizi bilmem, ama DTP benim için tam bir düş kırıklığı oldu. Bağımsız olarak Meclis'e giren, grup kuran bu insanların diyalog kurmada, Kürtlerin sorunlarını ortaya koymada yardımcı olacaklarını düşünmüştüm.
Tam tersi oldu. DTP'nin şov yapmaya yönelik ters köşeye gol atmak isteyen çıkışları, var olan diyaloğu da engelleyici bir etki yaratmaya başladı. PKK'nın siyasetteki temsilcileri gibi hareket ediyorlar. PKK'yı ve Apo'yu koruyup kollamak tek varlık nedenleri gibi gözüküyor.
'Biz PKK ile abi-kardeş gibiyiz' muhabbeti daha ne kadar sürebilir, bilmiyorum. Unutmayalım ki DTP'nin 'kardeşi' olan PKK binlerce Kürt vatandaşımızın da katilidir! Çok uzağa gitmeye gerek yok. Şemdin Sakık'ın anılarına bakın, göreceksiniz. Nedense bunlar çabuk unutuluyor.
DTP'nin kardeşleri olan PKK'lıların ülkenin başkentini havaya uçurmaya kalkışması nasıl karşılanır dersiniz? Böylesi bir kardeşlik ne kadar makbuldür?
Demokratik bir ülkede, insan haklarına dayalı bir ortamda yaşamak istiyorsak, ilk iş olarak terörü, şiddeti bırakmalıyız.
Fakat terörü bırakmak da yetmez, onu lanetlemeliyiz. Gayrimeşru ilan etmeliyiz.
Korumamalıyız.
Savunmamalıyız.
Şiddete bahaneler bulmamalıyız.
Kardeş ilan etmemeliyiz.
Unutmamalıyız! Şiddet, şiddeti üretir.