Siz Kürt olsaydınız?

"Kürtler mülk edinmesin, üniversiteye alınmasın, fazla çocuk doğurmasın" diyen aşırı ulusçu oluşumların, Nazilerin lideri Adolf Hitler'den ne farkı var?

'Tarihten ders alarak akıllanmak ne kadar da zor ya Rabbim!' diye düşündüm dünkü Radikal'i okuyunca. Son zamanlarda yaygınlaşan aşırı ulusçu oluşumlardan söz ediyorum.
Neler denmiyor ki! Kürtler mülk edinmesin, üniversiteye alınmasın, memur yapılmasın, fazla çocuk doğurmasın. Onların yerine 'beyaz ırk' denen Türkler çocuk yapsın ve hızla artsın!
'Deja vu' duygusuna kapılmamak elde değil: Ben bütün bunları daha önce işitmiştim, değil mi? Hitler denen komik bıyıklı, komik fikirli, başlangıçta kimsenin ciddiye almadığı bir eski onbaşı değil miydi bunları söyleyen kişi? Tek farkı, o Yahudilerden ve diğer aşağı ırklardan söz ediyordu, bizim aklı evveller Kürtlerden ve diğer aşağı ırklardan söz ediyor.
'Aman efendim, birkaç kendini bilmez' deyip geçmeyin lütfen. Başlangıçta Hitler için de öyle denmişti. Vakit çok geç oluncaya kadar!
Büyük sıkıntılara ve yıkıma yol açmak için bu insanların ülkede iktidar olmaları da şart değil. Örgütlenmeleri, biraz daha güçlenmeleri, saldırgan tavırlarıyla dehşet saçmaları da büyük sıkıntılara yol açabilir. Hrant Dink cinayetini işleyenler büyük bir örgüt ve halk desteğine mi sahipti?
Asıl çarpıcı paradoks bu zihniyetteki insanların amaçlarının tam tersini gerçekleştirmesidir. 'Türkiye (veya Almanya) herkesten üstündür, bütün dünyaya egemen olacaktır' diye tozu dumana kattıklarına bakmayın siz. İzledikleri aşırı saldırgan politika yüzünden ülkelerinin büyük zarar görmesine yol açarlar.
Almanya'nın parçalanmasına Hitler'in izlediği politika neden oldu. Almanya'nın yeniden birleşmesi ise Nazi sonrası dönemde izlenen yumuşak ve demokratik politika sayesinde mümkün oldu.
Benzer bir tehlike bu aşırı milliyetçilerin dile getirdiği 'Kürt politikasında' gizli. 'Türkler üstün ırktır, Kürtler ve ırk bakımından Türk olmayan diğer etnik unsurlar memur olamaz, üniversiteye gidemez' türünden politikaların uygulanması günümüz dünyasında şimdilik mümkün gözükmüyor.
Ama bu tür saçmalıkların dile getirilmesi, basına yansıması, Meclis'te küçük bir azınlık tarafından da olsa savunulması, çok büyük yıkıma yol açabilir.
Bu ülkede 20 yılı aşkın bir süredir Kürt kökenli vatandaşlarımızın huzursuzluğuna çare bulmanın ve ülke bütünlüğünü bozmadan bir arada yaşamanın yolları aranırken birtakım insanların ortaya
çıkıp 'Sen memur olamazsın, çocuk doğuramazsın' diye saçmalamasının yaratacağı olumsuz havayı tahmin etmek hiç de zor olmaz.
Nasıl ki Hitler'in aşırı politikaları Almanya'nın bölünmesine yol açtıysa, bu tür aşırı milliyetçi politikalar da Türkiye'nin parçalanmasına neden olabilir.
Aslında yapılması gereken, bu aşırı milliyetçilerin söylediklerinin tam tersi olmalıdır. Ülkenin bütünlünü sağlamak için kökenlerine bakılmaksızın bütün etnik kültürel kümelerinin eşit olduğu belirtilmeli, kültürlerinin ve dillerinin yaşaması ve gelişmesi için devlet katkıda bulunmalı, Doğu Anadolu gibi geri kalmış bölgelerin kalkınmasını sağlayacak politikalar izlenmelidir. Klasik deyimiyle 'pozitif ayrımcılık' yapılmalıdır.
Oysa Radikal'in haber yaptığı aşırı milliyetçiler yangına körükle gidiyorlar. Bunlar, sorumlu bir Türk vatandaşı olmaya hazır olan insanları bile çileden çıkaracak düşüncelerdir. Kendilerini çok akıllı sanan bu milliyetçilere sormakta yarar var: Kendinizi bir an Kürt kökenli bir vatandaşımızın yerine koyun, 'Çocuk doğuramazsın, üniversiteye gidemezsin, memur olamazsın' diyen insanlara tepkiniz ne olurdu?