Tekliflere açığım!

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat bey cumhurbaşkanlığı konusunda fikrini beyan etmiş. "Herkes Tayyip beyin adı üzerinde konuşuyor" demiş, "kimse neden bana sormuyor, bunu anlamıyorum!"

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat bey cumhurbaşkanlığı konusunda fikrini beyan etmiş. "Herkes Tayyip beyin adı üzerinde konuşuyor" demiş, "kimse neden bana sormuyor, bunu anlamıyorum!"
Ben de anlamıyorum Dengir Mir bey. Yani neden size sorulmadığını değil, yanlış anlamayın. Neden bana sormuyorlar hiç mi hiç anlamıyorum.
Neyim eksik? Ama bir Allah'ın kulu şu ana kadar kalkıp da "Kardeşim Türker, yaşını başını aldın, bunca yazı yazdın, akıl verdin, haydi biraz da sen cumurbaşkanı ol, hem dinlenmiş olursun hem de vatana millete hizmet edersin" demedi.
Demezler, zira insanların hepsi de kıskanç mı kıskançtır. Beklerler ki ben cumhurbaşkanı olacağıma kendileri olsun! Kem gözlere demir şiş.
İşin aslına bakacak olursanız kayınvalidem beni köşe yazarlığına da yakıştıramadı. "Senin köşe yazarı olduğun yerde ben orta yazarı olurum" dedi durdu hep!
Her neyse, ben cumhurbaşkanlığı konusundaki tekliflere açık olduğumu söyleyerek üstüme düşeni yapmış olayım. Günah benden gitti. Eğer kötü bir cumhurbaşkanı seçerseniz (ki öyle gözüküyor) ben sorumlu değilim!
***
AKP'liler kırık plak gibi yineleyip duruyorlar: "İki şey açık mı açık. Cumhurbaşkanı AKP'li olacak ve Meclis'ten olacak!"
Meclis'ten olmasına bir diyeceğim yok. Yüzlerce milletvekilinin arasında cumhurbaşkanı olacak birkaç kişi elbette vardır.
Fakat, neden 'ille de AKP'li olacak' bunu anlamak güç. Cumhurbaşkanının bütün Türk halkının cumhurbaşkanı olması, devleti temsil etmesi gerekmiyor mu?
Ama halkımız da, basınımız da, AKP'liler de 'kadrolaşma' fikrine o kadar alışmış ki, 'Cumhurbaşkanı ille de AKP'li olacak' önermesi kimseyi rahatsız etmiyor! Devletin eteklerindeki kadrolaşma bitti, AKP şimdi en tepede kadrolaşma peşinde.
Bunun kendi iktidarlarına güç katacağına inanıyorlar. 'Bir mevzii daha ele geçirdik, bir siperi daha düşürdük' diye düşünüyor olmalılar.
Gerçekten bir AKP'linin cumhurbaşkanı olması AKP yönetimini güçlendirir mi? Hiç sanmıyorum. Daha önce de yazmıştım, AKP'nin sayın Cumhurbaşkanı Sezer'e minnet borcu olmalı: Dengeleyici bir etki yaratarak AKP'nin pek çok aşırılığını törpülediği için.
Geçen beş yıl süresince sayın Sezer'in yerine sayın Bülent Arınç'ın cumhurbaşkanı olduğunu düşünün bir an. Türkiye nerelerde olurdu dersiniz?
Bence yeni cumhurbaşkanı AKP'li olmamalıdır. Demokrasi bir 'güçler dağılımı' sistemidir. Güçlerin birbirini dengelemesine ve denetlemesine dayanır.
Güç yoğunlaşmasından kaçınır. Meclis'in beş yıllık dönemine karşın cumhurbaşkanının yedi yıllık dönemler için seçilmesi de bu niyetin bir ifadesidir.
DP döneminde cumhurbaşkanı seçilen Celal Bayar'ın yerine DP dışından bir kişi cumhurbaşkanı seçilseydi DP'nin tek yanlı partizanca uygulamalarını engelleyerek belki de tarihin akışını olumlu yönde değiştirecekti, değil mi?
Yanlış anlamayın, bütün bunları cumhurbaşkanlığına aday olduğum için söylemiyorum. Ama gene de teklif gelirse 'düşünürüm'!