Ulusal kimlik ve ırkçılık

Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu bazı Alevilerin aslında Ermeni, bazı Kürtlerin Türkmen olduğunu söyleyince ortalık karıştı. Halaçoğlu'nun bu görüşünün 'ırkçı' olduğunu ileri sürenler oldu.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu bazı Alevilerin aslında Ermeni, bazı Kürtlerin Türkmen olduğunu söyleyince ortalık karıştı. Halaçoğlu'nun bu görüşünün 'ırkçı' olduğunu ileri sürenler oldu.
Bence de bu ırkçı bir yaklaşımdır. Etnik kökenleri biyolojik akrabalıkla açıklamak ırkçılığın en belirgin özelliğidir. Gerçekten bir zamanlar kendisine 'Türk' diyebileceğimiz (yani Türkçe konuşan) bazı boylar zamanla değişip dillerini unuttular ve Kürtçe konuşmaya başladılar ise, bundan hareketle onların hâlâ 'Türk' olduğunu iddia etmek ne bilimle bağdaşır, ne de mantıkla.
'Ulusal kimlik', siyaset sosyolojisinde çok tartışılan bir konudur. Aslında dil ve din de ulusal kimliği belirlemede pek önemli olmayabilir. Hindistan, İsviçre gibi farklı dillerin bulunduğu uluslar olabileceği gibi, Arapça, İngilizce, İspanyolca gibi dilleri ortaklaşa konuşan pek çok farklı ulus da bulunabilmektedir.
'Ulus' olmanın en temel koşulu, görünüşe göre 'ortak bir bilincin' bulunmasıdır. Yani biyolojik kökenle değil, sosyo-psikolojik olguyla ilgilidir. Önemli olan insanların kendilerini nasıl tanımladığıdır. 'Ben Türküm, Kürtüm, Ermeniyim' diyorsanız, osunuz demektir.
12 Eylül'ün lideri General Evren'in o dönemde yaptığı bir konuşmayı anımsıyorum. Mealen şöyle bir şeyler demişti: "Bazı aydınlarımız Türk kanıyla başka ulusların kanı arasında fark olmadığını ileri sürüyorlar. Böyle hainlik olmaz!"
Yanlış anımsamıyorsam konuşma bir doğu ilinde yapılmıştı ve dinleyenlerin çoğu da Kürt'tü.
Gerçekten bir bölücülük varsa bunu kim yapmıştı dersiniz?
Halaçoğlu'nun konuşmasına şaşmamak gerekir. Türk Tarih Kurumu (Türk Dil Kurumu ile birlikte) 12 Eylül döneminde Atatürk'ün vasiyeti ihlâl edilerek devletleştirildi.
Atatürk, malvarlığının bir kısmını bu iki kuruma (derneğe) bırakmıştı. 12 Eylül döneminde bu iki kurum Anayasa'ya madde konularak devletleştirildi. Dünya tarihinde iki derneğin devletleştirilmesi için anayasaya madde koyan başka bir uygulama var mıdır? Üstelik Cumhuriyet'i kuran liderin vasiyetini ihlâl ederek? Hiç sanmıyorum!
Türk Dil Kurumu da, Tarih Kurumu da, devlet dairesine dönüşünceye kadar çok iyi çalıştı, Türk kültürüne önemli katkılar yaptı. Şimdi ise Halaçoğlu'nun son çıkışında da görüldüğü gibi olumsuz katkılar yapmaktadır.
'Kürtler aslında Türk'tür, Aleviler Ermeni'dir' türü çıkışların ne bilimsel, ne de siyasal katkısı olabilir. Etnik kökenlere ilişkin yeni veriler varsa bunlar yayımlanır ve bilim adamları arasında tartışılır. Ama hiçbir zaman ulusal kimliği biyolojik, kalıtımsal tanımlara indirgemeye kalkışmadan. Irkçılık çok tehlikeli bir oyundur. Hele Anadolu gibi farklı ırkların binlerce yıldır karışıp harman olduğu bir coğrafyada.