Vatana millete hayırlı olsun!

Bu işe Tarhan Erdem'den başka herkes şaştı! AKP'liler bile, "Bu kadarını beklemiyorduk," diye itiraf ediyorlar. Bu seçim, siyaset tarihimizde önemli bir olay olarak yerini alacaktır.

Bu işe Tarhan Erdem'den başka herkes şaştı! AKP'liler bile, "Bu kadarını beklemiyorduk," diye itiraf ediyorlar. Bu seçim, siyaset tarihimizde önemli bir olay olarak yerini alacaktır.
Pek çok kişi (bu arada ben de) AKP'nin kazanacağını bekliyordu, ama bu kadar yüksek bir farkla kazanacağını düşünen yoktu. Ne oldu da AKP böyle bir başarı elde etti?
Önce bir anımsatma: Amerikalıların dediği gibi, hiçbir şey başarı kadar başarılı olamaz!
O nedenle AKP'nin başarısını küçümsemek yerine anlamaya çalışmakta yarar var.
Pek çok şey söylenebilir: AKP'li belediyelerin hediye paketi dağıtmasından AKP örgütünün özverili çalışmasına kadar. Yapılan sağlık reformunu ve askeri muhtırayı da listeye ekleyenler var. Belki. Ama bütün bunlar gerçekten etkili oldu mu, olduysa ne oranda etkili oldu, bilmek mümkün değil. Bence bu konuda Tarhan Erdem'e veya Yılmaz Esmer'e yeni bir görev düşüyor: AKP'ye oy verenlerin neden oy verdiğini bir zahmet araştırsalar da anlasak.
AKP'ye yönelen teveccühün tek bir nedeni yoktu sanırım. Birçok nedeni vardı. Fakat en önemli nedenlerden birisi ekonomikti. Yüzde 10'un altında bir enflasyonla yüzde 7'ye varan bir ekonomik büyümeyi yıllarca sürdürerek halkın kalbini kazandılar ve oyunu aldılar.
Ama bu ekonomik büyümenin finansmanında yabancı kökenli sıcak para kullanılmış, ödemeler dengesi açık vermiş, dış borçlar tarihimizdeki en yüksek düzeye ulaşmış, kamu işletmeleri haraç mezat satılmış, bankalarımız yabancıların eline geçmiş, ekonomi çarklarının dönmesi için dış sermaye akışına muhtaç hale gelmişiz... Hatta sayın Bakan Ali Babacan'ın deyişiyle dış sermaye gelmezse 200 kilometre hızla duvara toslamışa dönermişiz...
Bütün bunlar vatandaşı pek ilgilendirmedi. Bunlar, yabancı kavramlardan oluşmuş tartışmalardı. Seçmen daldaki kuşa değil, eldeki kuşa baktı. Eldeki kuş da, son yıllarda ortalama yüzde 7 büyüyen ekonomiydi. Bunun nasıl sağlandığıyla ve bundan sonrasının nasıl olacağıyla pek ilgilenmedi.
Umarım bundan sonra AKP iktidarının izleyeceği ekonomi politikası duvara toslamamıza yol açmaz!
Tek sorun ekonomi değil kuşkusuz. Cumhurbaşkanı seçimi, terör sorunu, AB ile ilişkiler... Sorun çok!
DTP'nin bağımsızlarla parlamentoya (tabir yerindeyse) 'sızması' önümüzdeki dönemi ilginç kılacaktır. Ve yüzde 10 barajının ne kadar yersiz, hatta insanları yapay çözümler üretmeye zorlayarak zararlı bir uygulama olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde bu Meclis'in yapması gereken en önemli şeylerden birisi bu barajı daha makul bir düzeye (yüzde 5 gibi) indirerek temsil yolundaki engelleri azaltması olmalıdır.
Başbakan Erdoğan'ın seçim konuşmaları sırasında söylediği "Her ikisi de Meclis'e girerse MHP ile DTP arasında kavga çıkar," sözlerine gelince, seçim heyecanıyla söylendiğini varsayıp hiç duymamış olalım! Başbakan'ın her zamanki halidir bu.
Seçim kazandı diye değişecek değil ya!