Vizyon

Rahmetli Özal'ın dilimize kattığı sözcüklerden birisidir 'vizyon'. </br>Birkaç anlamı olan bir sözcük. Fakat politikada kullanılış biçimi Webster's sözlüğündeki şu anlama uyar sanırım...

Rahmetli Özal'ın dilimize kattığı sözcüklerden birisidir 'vizyon'.
Birkaç anlamı olan bir sözcük. Fakat politikada kullanılış biçimi Webster's sözlüğündeki şu anlama uyar sanırım: "Aslında görünmez olan bir şeyi, zihinsel keskinlik ve öngörü becerisi sayesinde algılayabilme yeteneğidir; 'Onun geniş vizyonu sayesinde bu proje gerçekleşebildi' örneğinde olduğu gibi."
Yani 'vizyon' denen yetenek öyle her kula nasip olan bir şey değildir. Hatta çoğu kez ermişlere, peygamberlere atfedilen bir yetenektir.
Onun için, yeni YÖK Başkanı sayın Yusuf Ziya Özcan koltuğuna oturup da daha 'Bismillah' demeden, "Benim iki vizyonum var" deyince pek sevindim, "İşte nihayet vizyon sahibi bir YÖK Başkanı" dedim kendi kendime, "bakalım ne akla gelmedik, bilinmedik şeyler söyleyecek!"
Sayın Özcan konuşunca neden Cumhurbaşkanı tarafından bu mevkiye layık görüldüğü hemen anlaşıldı.
Özcan, 'Birinci vizyonum yasakları kaldırmak!' dedi. Tabii bunun çevirisi çok açık: 'Türbana özgürlük!'
Bu konuşmayı dinleyen milyonlarca kişi gibi ben de heyecanla yerimden fırladım, "Vay canına, ne orijinal bir vizyon! Nasıl oldu da kimsenin aklına gelmedi bu? Vizyon diye buna derim! Derin felsefi çabalar sonucunda ulaşılmış derin bir gerçek!"
Sayın Özcan orada durmadı, ikinci vizyonunu vazetti: 'Bilimsel çalışmaları artırmak!'
Bu vizyon, birincisinden de orijinal ve akla gelmedik bir şeydi doğrusu, var gücümle alkışladım, 'Bravo sayın YÖK Başkanı' dedim sevinçle.
Yalnız 'türbana özgürlük' konusunda küçük bir sorun var. Üniversitelerde türbanı yasaklayan kararları YÖK almadı ki, YÖK kaldırsın! Türbana ilişkin uygulama, Anayasa Mahkemesi'nin, Danıştay'ın ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına dayanıyor. Sayın Özcan neye dayanarak türbana özgürlük sözü veriyor, sormak gerekir.
İkinci vizyona gelince, bundan önceki YÖK başkanları da aynı şeyleri söylemişti. Hatta son yıllarda üniversitelerimizin bilimsel veriminde belirli bir artış da gözlendi. Sayın Özcan onlardan daha farklı ne yapacak, onu söylemelidir!
Üniversitelerin sorunları çok. Genç akademisyenlerin düşük maaş sorunu var. Profesörlere nispeten iyi maaş verilmesine karşın, genç akademisyenler çok düşük maaşla çalıştırılıyor. Yeni kurulan üniversitelerin ne kütüphanesi bulunuyor, ne de teknik donanımları yeterlidir. Siyasal amaçlarla kurulan bu üniversitelerde yeterli öğretim üyesi ve sosyal tesisler yoktur. Öğrenciler tarikat yurtlarına mahkûm edilmektedir.
Dert çok, ama vizyon sahibi hemdert yok!
Sahi, sayın YÖK Başkanı, YÖK hakkında ne düşünüyor?
Demek istediğim, eskiden ne düşünüyordu, şimdi ne düşünüyor?