Yan etki

'Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım' diye övünürdü Muhammet Ali Clay. Gerçekten de öyleydi. Taa ki 'parkinson hastalığı' denilen illet yakasına yapışana dek. Michael Fox da genç, yakışıklı...

'Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım' diye övünürdü Muhammet Ali Clay. Gerçekten de öyleydi. Taa ki 'parkinson hastalığı' denilen illet yakasına yapışana dek. Michael Fox da genç, yakışıklı, sevimli bir aktördü, şimdi elleri ayakları saniyede dört kez titreyen biri olarak çıkıyor kameraların karşısına. O da parkinson.
Fransa'da Savunma Bakanlığı'nda saygın bir işi olan, evli, iki çocuklu Didier Jambart da pakinsona yakalandı. Doktorların önerdiği aktif maddesi 'dopamin' olan 'Mirapex' adlı ilacı almaya başladı. İşte ne olduysa o zaman oldu. Bay Jambart'ın kişiliği değişti. Bir yıl içinde kumarbaz oldu, hırsızlık yapmaya başladı ve eşcinsel oldu! Kumarda 130 bin avro kaybetti. Üç kez intihara kalkıştı! Borçlarını ödemek için çocuğunun oyuncaklarını sattı.
İlacın prospektüsünde bir uyarı olmadığı için Jambart darbenin nereden geldiğini bilemez. Kardeşinin internette yaptığı araştırma sonucunda sorunun ilaçtan kaynaklandığını anlar, ilacı bırakır ve normale döner. İlaç şirketini dava eder, 400 bin avro tazminat kazanır. İngiltere'de de bu ilaçla ilgili iki dava sürüyor. Amerikalı ve Kanadalı avukatlar da konuyu izliyor.
Türkiye'de de parkinson için kullanılan birkaç ilaç var. Bunlar arasında en yaygın olarak kullanılan ilacın prospektüsünde yer alan yan etkilerine
bakınca insan şaşırıyor. Neler yok ki!
Bulantı. İstem dışı hareketler. Göğüs ağrısı, asteni, abdominal ağrı, sıkıntı, bitkinlik. Kardiyak düzensizlikler, düşük tansiyon, yüksek tansiyon, ortastatik hipotansiyon, senkop, flebit, çarpıntı, miyokardiyal enfarktüs. Koyu renk tükürük, gastroentestinal kanama, duodenal ülser gelişimi, anoraksi, kusma, ishal, kabızlık, dispepsi, ağızda kuruluk, tat kaybı, gastroentestinal ağrı, aşırı tükrük salgısı, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, diş gıcırdatması ve dilde yanma hissi, hıçkırık. Delüzyonlar, halisünasyonlar, paranoid fikirler içeren psikotik episotlar, konfüzyon, ajitasyon, sersemlik, uyuklama hali, kâbuslar içeren rüya anormallikleri, uykusuzluk, baş ağrısı, intihara eğilim gelişimi, eşlik eden veya etmeyen depresyon, demans, artmış libido, düşme, anksiyete, yürüyüş anormallikleri, sinirlilik, düşünüş berraklığında azalma, hafıza bozukluğu, dezoryantasyon, afori, gözkapağı spazmı, çene kilitlenmesi, artmış tremor, hissizlik, kas seğrimesi. Üst solunum enfeksiyonu. Öksürük. Ciltte döküntü, terlemede artış, saç dökülmesi, koyu renk ter, kızarma. İdrar yolları enfeksiyonu, sık idrara çıkma, koyu renk idrar, idrarını tutamama, idrar yapmada zorluk, idrarda lökosit, bakteri, kan, protein, glikoz görülmesi. Ödem, kilo artışı, kilo kaybı. İstem dışı göz hareketleri, çift görme, bulanık görme. Düzensiz solunum, baygınlık, ses kısıtlığı, kırıklık, ateş basma, uyarılma hali...
Tabii ki bu yan etkilerin hepsi her hastada görülecek diye bir şey yok. Bazıları belki 100 hastadan birinde gözüküyor. Fakat o kadar çok yan etki var ki, biri çıkmazsa diğeri çıkacak demektir.
Fakat, Jambart olayında görüldüğü gibi, yan etkiler insanın yaşamını altüst edecek biçimde de kendini gösterebilir. Jambart şanslıymış, sorunun kaynağını bulabilmiş. İnsanların çoğu o kadar şanslı da olmayabilirler!
İlacın yan etkileri listesine bakınca hasta açısından zor bir durum ortaya çıkıyor. Tedavi, hastalıktan beter gözüküyor. Öte yandan doktorların da şimdilik yapacağı fazla bir şey yok, ellerindeki ilaçlar bunlar. Gerçi yeni teknikler gelişiyor.
Beyne cerrahi müdahale, gen tedavisi, kök hücre çalışmaları... Bu seçenekler kullanılır hale gelinceye kadar ilaçlardan başka çare yok.
Ne dersiniz, yukarıdaki yan etkiler listesine eşcinselliğin ve kumarbazlığın da eklenmesi gerekecek mi?