Yangından mal kaçırmak!

Anayasa Mahkeme-si'nin kararı elbette tartışılabilir. Fakat kararı eleştirenlerin de bu karara saygı göstermeleri gerekiyor.

Anayasa Mahkemesi'nin kararı elbette tartışılabilir. Fakat kararı eleştirenlerin de bu karara saygı göstermeleri gerekiyor.
Kararın hukuk açısından isabetli olup olmadığını bilemem. Fakat bu kararın bütün tarafları zor bir durumdan kurtardığı söylenebilir.
Büyük bir ihtimalle erken seçime gidilecek, ortaya çıkan tabloya göre yeni bir yönetim oluşacak ve 'Asker siyasete karışıyor' endişelerinin dağılmasına yarayacak bir atmosfer gelişecektir. Kazanılan zamanda taraflar koşulları yeniden gözden geçirme, değerlendirme ve yeni bir yol izleme şansına kavuşacaktır.
Erkene alınmış seçim önerisiyle birlikte Erdoğan'ın getirdiği diğer öneriler önemli. "Cumhurbaşkanını halk seçsin, süresi 5+5 yıl olsun" diyor sayın Erdoğan. Bu, biraz yangından mal kaçırır gibi yapılmış bir öneriye benziyor.
Şimdiki sistemde 'Cumhurbaşkanı çok fazla yetkiyle donatılmıştır, parlamenter işleyişte bu kadar yetki fazladır' eleştirisini işittik. Cumhurbaşkanını halk seçecek olursa şimdiki yetkiler az bile gelecektir.
Tek başına cumhurbaşkanının seçiliş biçimini değiştirirken, bu makamın parlamentoyla ve hükümetle olan ilişkilerini hiç göz önüne almamak yanlış olur. Devletin zirvesindeki bu kurumlar karşılıklı denge ve denetim ilişkisi içindedir.
Bu ilişkileri, deneyimlerimizden ve siyasal kültürümüzden çıkardığımız derslerle kurmalıyız.
Sayın Başbakan'ın aklından Fransız usulü 'yarı başkanlık' sistemi gibi bir şey geçiyor sanırım. Bu, Türkiye'ye uyarlanırsa yararlı olabilir. Fakat bu kadar önemli değişikliklerin kamuoyu önünde tartışılıp olgunlaştırıldıktan sonra uygulamaya konulmasında yarar var. Önünü arkasını fazla düşünmeden, küçük bir danışmanlar grubunun önerisiyle derin yapısal değişikliklere gitmek yanlış olabilir.
Ayrıca cin fikirli bazı vatandaşlar ortaya çıkıp, 'Erdoğan kendisi için başkanlık makamı oluşturuyor, niyeti uygun zamanı gelince oraya kendisini seçtirmek' de diyebilirler.
Elin ağzı torba değil ki büzesiniz!
Başbakan'ın diğer önerileri daha kolay kabul edilebilecek türden şeyler. "Cumhurbaşkanının süresi 5+5 yıl olsun" diyor. Olabilir. Fakat, şimdiki düzende olduğu gibi yedi yıl için ve sadece bir kez seçilmesinin iki hikmeti vardı. Birincisi, milletvekili seçimlerinden farklı bir periyotla seçilmesi, ikincisi de bir daha seçilme arzusuyla şeytana uyup popülizmin ve politikacıların tuzağına düşmemesiydi. Böylece 'partiler üstü' bir cumhurbaşkanı olması isteniyordu. İki kez seçilme imkânı olan bir cumhurbaşkanı günlük politikanın tuzağından kurtulamayabilir ve tarafsızlığını koruyamayabilir.
Milletvekilleri seçimlerinin dört yılda bir yapılmasına gelince, bu öneriye kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum. Zaten fiilen dört yılda bir yapılıyor. AKP gibi beş yılı tamamlamaya kararlı bir iktidar bile görünüşe göre bu yasal süreyi dolduramayacak.
Fakat cumhurbaşkanlığı seçiminin doğrudan halk tarafından yapılması çok temel ve önemli bir değişiklik. Aceleye getirilmemesinde yarar var derim!