Avrupa girdapta

"Şimdi merkezdeki ülkeler girdaba girmek üzere. Fransa 'topun ağzındaki' tek örnek değil."
Avrupa girdapta

Yunanistan’ın yeni bir borç silme operasyonuna ihtiyacının olduğu, olmazsa euroyu terk etmesinin kaçınılmaz olduğu tartışılıyorken gündeme yeni bir ülke giriverdi: Fransa.

Özellikle Britanya basınında Fransa ile ilgili yorumlar artmaya başladı. İşte Economist dergisinin bu haftaki kapağı: “Avrupa’nın kalbindeki saatli bomba”! Economist dergisi, Fransa’nın yükselen bütçe açığı ve kamu borcuna dikkat çekerek, yeni seçilen Cumhurbaşkanı Hollande’ın ve ekibinin içinden geçilen krizi pek de kavramış olmadığını belirtip reformları iki yılda tamamlayacağı söylemine atıfta bulunarak o kadar da zamanının olmadığı yorumunu yapmış.
Borç sorunu sadece bugüne dek adı çokça geçen Yunanistan, Portekiz’in sorunu değil. Kamu harcamalarının milli gelire oranı yüksek olan ülkelerin başında geliyor Fransa. Avrupa’da yüzde 56’lık bir oranla ikinci sırada. Nedeni, sosyal harcamalar yüksek. Kamu kaynaklarıyla yapılan sosyal koruma ve yardım harcamalarının en yüksek olduğu AB ülkesi, GSYH’nin yüzde 33’ü ile Fransa.

2008’den sonra, krizden çıkış için hükümetler harcamaları arttırdılar. Fransa’da da bütçe açığı yüzde 3’lerden, 2009 ve 2010’da yüzde 7.5’e çıktı. Hâlâ yüzde 3’e geri dönebilmiş değil. Genişlemeci politikalarla borç stoku Fransa’da yüzde 64’ten 2012 ortasında yüzde 91’e ulaştı.

Temel sorun, çoğu ülke gibi Fransa için de şurada; borç stoku sürdürülemez bir orana gelmeden bütçe dengesi sağlanması gerekiyor, bunun için de tek yol var: Harcamaları kısmak. Çünkü durgunluk, gelirleri azaltıyor. Bütçe kesintisi yapmak, belli ölçüde daha önce sağlanan bazı hakları tırpanlamak, bu haklardan yararlanan yurttaşlar için de refah kaybı demek.

Bir ülke için ‘borç çevirme zorluğu’ ya da ‘borç sürdürülebilirliği’ tartışılmaya başlandığında da finansal sistem için fazlasıyla tahrip edici sonuçlar kuyruğa giriyor. Kimi ülkelerde borç sorunu ile mali sistem sorunları bir arada olduğunda; borç sürdürülebilirliği için bütçe kısıntısı ile yurttaşların refahı azaltılırken öte yandan bankalara kamu kaynaklarıyla sermaye konulması önemli bir sorun ve tartışma ortaya çıkarıyor. Fransa’da Hollande’ın da sahiplendiği zenginlere vergi uygulaması ise sermaye kaçışı için kapı açabilecek.

Avrupa bir borç girdabında; önce zincirin en zayıf halkasındaki ülkeler bu girdaba kapıldılar. Şimdi merkezdeki ülkeler bu girdaba girmek üzereler. Fransa ‘topun ağzındaki’ tek örnek değil. Avrupalı siyasetçilerin hiçbiri ‘bombanın’ kucağında patlamasını istemiyor. Borç girdabına giren ülkelerin politikacıları da açmaza giriyor. Zamana yayma, zaman kazanma, uygulanacak politikanın kendisiyle yer değiştiriyor. İktisatçı Carmen Reinhart’ın dediği gibi ‘ağır çekimdeki bir tren kazasını’ izliyoruz hepimiz!

Avrupa’da Kamu Harcamaları, Borç ve Büyüme (%)