Avrupa için resesyon vakti

"IMF'nin Euro Bölgesi büyüme güncellemesi aşağı doğru 1.6 puan."

IMF’nin geleneksel olarak ocak ayı ekonomik görünüm güncellemesi dün akşamüzeri açıklandı. Eylül ayındaki ekonomik büyüme tahminleri sert biçimde aşağı doğru çekildi.

IMF, küresel ekonomideki yüksek toparlanma eğiliminin sert biçimde hız kaybettiğine işaret ediyor. Bu yavaşlamanın ana kaynağı da hiç şüphesiz Avrupa ve özel olarak da Euro Bölgesi. Avrupa’daki finansal krizin, 2012’de ılımlı bir resesyona götüreceğini, kimi ülkelerde ise daha sert resesyon görüleceği, ancak 2013’te yeniden ılımlı bir toparlanma olacağı öngörülüyor.

IMF eylül ayındaki tahminlerinde, 2012’de Euro Bölgesi’nin yüzde 1,1 büyüyeceğini öngörürken, dün açıklanan güncellemesinde bunu yüzde -0,5’e çekti. Yapılan büyüme güncellemesi aşağı doğru 1.6 puan. Yani 2012 Avrupa için resesyon yılı olacak.

Euro Bölgesi için öngörülen bu resesyon tablosu, ağırlıkla İtalya ve İspanya gibi ülkelerden kaynaklanıyor. IMF, 2012’de İtalya’nın yüzde 2,2, İspanya’nın ise yüzde 1,7 küçüleceğini tahmin ediyor. Bu iki ülke için eylül ayındaki tahminler sırasıyla yüzde 0,6 ve yüzde 0,8 büyüme yönündeydi. İkinci ilginç nokta da, İtalya ve İspanya için 2013 için de yine negatif büyüme tahmininin yapılmasında.

2013 için ‘pembe’ tahmin
Genel olarak, tahminlerini kamuoyuna açıklarken orta karar bir ‘pembe tonu’ tercih eden IMF’nin bu tahminleri bile oldukça tedirgin edici bir görünüm taşıyor.

2013 yılında Euro Bölgesi’nde yüzde 0,8’lik bir büyüme tahmininin de arkasında, Almanya ve Fransa için öngörülen yüzde 1,5 ve yüzde 1’lik büyüme tahmini var. Bunlar ise oldukça iyimser kalıyor. Bu tahmin olmasaydı, Euro Bölgesi için 2013 de, resesyon tahmini yapılan bir yıla dönüşecekti.

IMF bu sert güncellemenin nedeni olarak; Avrupa’da borç krizi nedeniyle hızla yükselen tahvil faizlerini, borç küçültme eğiliminin (deleveraging) reel ekonomiye etkilerini, maliye politikasında ülkelerin kemer sıkıcı kararlar almasının etkili olduğunu not düşüyor.
Avrupa’daki finansal kriz nedeniyle banka bilançolarındaki bozulmayla, özel yatırımlarda ilave daralma ortaya çıktığı, bu yüzden de üretim kaybının daha fazla olacağı tahmin edilmiş. Görünüm tahminlerinin 2 puana yakın düşürülmesinin ana nedeni bu.

2012 ve 2013 için hem gelişmiş ülkeler ortalamasını, hem de küresel büyüme ortalamasını ‘kurtaran’, ABD ekonomisi için yapılan yüzde 1,8 ve yüzde 2,2’lik büyüme tahminleri olmuş. Bu görece yüksek büyüme hızının nedeni olarak, ABD ekonomisindeki güçlü iç talep yapısı gösterilmiş.

Türkiye yüzde 1,7 mi?
IMF, hemen hemen tüm ülkelerin büyüme tahminlerini aşağı çekmiş. Geçmişte aşağı yönlü güncellemeler, ağırlıkla gelişen ülkelerde daha düşük oranda olurken, bu defa Çin dahil tüm ülkelerin büyüme tahminlerinde yüksek oranda, 0.80 puanlık güncelleme yapılmış.
IMF’nin ocak ayı tahminlerinde, ana gruplar ve belli başlı ülkeler dışında diğer ülkelere ilişkin tahminlerin güncellemesi açıklanmıyor. Ancak, genel olarak gelişen ülkelerde yüzde 0,7, Çin ve Rusya gibi ülkelerde yüzde 0,80’lik aşağı yönlü güncellemelerin Türkiye için de geçerli olacağını varsaymak gerekiyor.

Bundan hareketle, Eylül 2011’de 2012 için yüzde 2,2 olarak açıklanan, sonra IMF Türkiye Ofisi tarafından bunun yüzde 2,5 olduğu yönünde düzeltilen büyüme tahmini de aşağı çekilmiş olmalı. Öyle ise IMF 2012’de Türkiye büyümesini yüzde 1,7’ye çekmiş olmalı.
IMF gelişen ülkelerin de ekonomik büyüme konusunda da sert iniş bağlamında risk altında olduğuna işaret ediyor. Dışarıdaki koşulların kötüleşmesi ve zayıflayan iç talebin de gelişen ülkelerdeki ekonomik büyümeyi düşüreceği anlatılıyor. Yüksek kredi büyümesi ve artan varlık fiyatlarının talepte de güçlü bir artış getirdiğini, ancak bunun da ekonomideki büyüme eğilimi konusunda ‘yanlış ölçüme’ yol açabileceği not düşülmüş. İşlerin terse dönmesiyle ‘sert iniş’ olasılığının tahrip edici olacağı anımsatılıyor.