'Başarılı' bir temerrüt!

Borç silme ve yapılandırma süreci, sıraya başka ülkelerin girmesiyle başlarsa Avrupa'daki yeni dalga bir krizin de kapısı açılacak.

Yunanistan geçen cuma günü borç takasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, katılım oranı yüzde 83,5 oldu. 206 milyar euroluk tahvil borcunu yapılandırmak isteyen Yunanistan, borçlarının anaparasının yüzde 53,5’ini silmek ve faizlerini de düşürmek suretiyle, eski tahvilleri yenileri ile değiştirmeyi kapsayan, yenilerin de vadesinin 2042’ye uzandığı bir takas teklifi açıklamıştı. Bu haliyle borçlarındaki kesinti, ilerideki nakit akımının bugünkü değeri hesabı ile bakıldığında yüzde 75’e varan bir indirim (haircut) sağlıyordu.
Değişime konu olan tahviller, ihraç niteliği ve hukuksal özelliği açısından iki tipe ayrılıyordu; Yunan hukukuna göre ihraç edilmiş olanlar, Yunanistan dışındaki ülkelerin hukukuna göre ihraç edilmiş olanlar.
Takasa katılım ve sonuçları şöyle oldu:
Birincisi, Yunan hukukuna göre ihraç edilmiş olan 177 milyar euroluk tahvil sahiplerinin 152 milyar euroluk bölümü takasa katılırken 25 milyarlık bölümü katılmamış. Ancak Yunanistan hükümeti, ‘CAC’ (Collective Action Clause) olarak tanımlanan, en az yüzde 66,6’lık katılım sağlandığından, karar için de yüzde 75’lik oran geçildiği için katılmayanları da takasa zoraki sokma kararını açıkladı. Böylece, örneğin Britanya hukukuna göre yapamadığı zoraki katılım seçeneğini devreye sokarak 177 milyarlık borcun tamamını takas mekanizmasına dahil etmiş oldu.
İkincisi, Yunanistan hukuku dışında, örneğin Britanya hukukuna göre ihraç edilmiş olan ve takas çerçevesine alınan tahvillerin toplamı ise 29 milyar euro iken takasa katılım 20 milyar olmuş. Bu yüzde 69’luk bir katılım demek.
Böylece, toplam katılım 197 milyar euro seviyesine ulaşmış. ‘CAC’ seçeneği ile zoraki katılanlar da dahil edildiğinde katılım oranı yüzde 95,6 oluyor. 

Yeni bir kapı açıldı
Ellerinde Yunanistan hukuku dışında ihraç edilmiş tahvil bulunan ve de takasa katılmayı reddeden 9 milyar euro tutarında tahvil sahipleri ne olacak? Bu grubun da CDS olarak tanımlanan (Credit Default Swap) türev ürünlerle kendilerini sigortalamış oldukları sanılıyor. Bu yatırımcıların bir bölümünün takasa katılmayı reddettiği ortada.
Ellerinde CDS bulunan yatırımcıların, Yunanistan’ın borç takasının bir ‘temerrüt hali’ olduğunu tescil ettirmeleri gerekiyordu. Bunu yapacak olan da türev mali piyasa ürünleriyle ilgili kuralları belirleyen bir kuruluş olan ISDA (International Swaps and Derivatives Association) idi. Cuma günü toplanıp karar alındı; bu bir temerrüt hali idi.
ISDA 19 Mart günü bir ihale düzenleyerek bir dönüştürme oranı belirleyecek. Yunanistan’ın hükümet tahvillerine ilişkin CDS miktarının 3.2 milyar dolar olduğu biliniyor. Örneğin yapılacak ihalede dönüştürme oranı yüzde 25 çıkarsa ki Yunanistan örneğinde borçların yüzde 75’i silinmiş oldu, bu durumda ellerinde CDS bulunduranlar nominal CDS tutarının yüzde 75’ini alacaklar.
Bu tablo Yunanistan açısından başarı olarak nitelendirilebilirse de borç silme ve yapılandırma süreci, sıraya başka ülkelerin girmesiyle başlarsa Avrupa’da yeni dalga bir krizin de kapısı açılacak. Sınırda bir takas ve yapılandırma olsaydı, buna girişecek ülkelerin cesaretini kıracak bir niteliği olabilirdi, ama korkarız ki yeni bir kapı açıldı ve bu kapıdan girmeye aday ikiden fazla aday ülke daha var. Olasılıkla, bir süre sakin bir dönemin ardından bu süreç de başlayacak.