Başçı'nın ilk yıl hasadı

İlk defa döviz kuru seviyesi hakkında konuşan bir başkan olarak 'piyasa testi'ni kendisi başlattı.

Dr. Erdem Başçı, dün Merkez Bankası Başkanlığı koltuğunda birinci yılını doldurdu. Başçı, son on yılda göreve gelen hiçbir Merkez Bankası başkanının sahip olmadığı bir avantajla başlamıştı. Bu avantaj, atamasını yapan hükümetle arasında çok yüksek bir güven ilişkisinin olmasıydı. Ne Süreyya Serdengeçti ne de Durmuş Yılmaz böyle bir avantaja sahipti. İşte bu yüzden, devraldığı koltuğa kendi öyküsünü kendisinin yazacağı bir başkan olarak oturmuştu.
Farklı yapısal koşullar, dönem ve konjonktürde olsa da daha önce de hem Serdengeçti hem de Yılmaz benzer biçimde göreve geldiklerinin ilk yıllarında mali piyasa dalgalanması ile baş etmek zorunda kalmıştı. Dr. Erdem Başçı da birinci yılın sonunda neredeyse her başkana olduğu gibi (ilginç bir tesadüf), ilk yılında bu ‘piyasa testi’ni tattı! Diğer başkanlardan iki farkı vardı; biri, Dr. Başçı’nın görevinin başladığı gün, zaten kendi tasarımı olan yeni ve deneysel para politikasının uygulanıyor olmasıydı. Diğeri de ilk defa döviz kuru seviyesi hakkında konuşan bir başkan olarak bu ‘piyasa testi’ni kendisinin başlatmasıydı. 

Yüzde 3,99’la teslim aldı
Birinci yılın sonunda Merkez Bankası’nın başarılı olduğunu söylemek zor. Bir taraftan sıkılaşma iddiası ile uyguladığı yeni politika ile başta görece gevşeme sağladı; hem bu politika örtülü biçimde hem de daha sonraki kur seviyesi söylemi ile bizatihi kur hareketini körükleyen bir duruşu oldu. Tüm bunlar, Avrupa krizinin depreşmesi ile kuru yukarı doğru çekti. Enflasyon sıçradı. Yüzde 3,99’la devraldığı enflasyon seviyesi, bir yılın sonunda yüzde 10,43 oldu. Bir taraftan kur artışı ile “Rekabetçilik kazandırdık” denilirken diğer taraftan “Kur yüzünden enflasyon sıçradı” denildi. Faizi yarım puan aşağıda tutabilme uğruna, bugün bunun dört katı daha fazla bir faiz seviyesine neden oldu. İşte bu ‘paldır küldür’ politikanın da beklenti ve ekonomik büyümeye olumsuz izleri çıkmaya başladı.
Birinci yılın sonunda Dr. Başçı güçlü bir başkan oldu mu? Şu açıdan evet oldu; tek başına faizlerin nerede olacağına Dr. Erdem Başçı karar veriyor artık. Çok uzak değil, yakın zamana dek Serdengeçti dönemine örtülü biçimde atıfta bulunarak “Tek başına karar veriliyordu, şimdi kurul karar veriyor” denilmişti. Başta Başbakan Yardımcısı Ali Babacan bunu seslendirmişti. Oysa koridor uygulaması ile Merkez Bankası gününe göre piyasaya verdiği paranın faizini değiştiriyor. Bu yüzde 5,75’le yüzde 11,50 arasında olabiliyor. Politika faizini belirleyen Para Politikası Kurulu sadece bandı belirlemiş oluyor. Ama fiiliyatta kararı veren başkan oluyor. 

Gelişmelerin gerisinde
Birinci yılın sonunda Dr. Başçı güçlü bir başkan oldu mu? Hayır, olamadı; tasarımına imza attığı Merkez Bankası’nın deneysel politikasının iddia ettiği hedefler gerçekleşmedi. Merkez Bankası gelişmelerin çok gerisinde kalırken bankanın gözünün içine bakan mali piyasa aktörlerinin bankanın sözüne inanırlığı da azaldı. Bu durumu kimi ‘iletişim sorunu’ olarak adlandırdı, kimi ise “Bu piyasa analistleri Merkez’i anlamıyor” diye yorumladı.
Hane halkını tasarrufa teşvik etmek için her bireye Hazine’den yıllık olarak asgari ücretin dörtte biri oranında nakit destek verileceğinin açıklandığı gün, Türkiye’de tüketici fiyatları endeksindeki ortalama yıllık artışın 2012 yılında yüzde 10,6, 2013’te de yüzde 7,1 olarak tahmin edildiği IMF tarafından açıklanıyor, Merkez Bankası’nın belirlediği ve uyguladığı ortalama faiz oranı ise yüzde 7,5’te geziyordu.
Dr. Başçı birinci yılında ‘kendi ektiğini’ biçmiş oldu. Ama hasadın pek verimli olduğunu söylemek zor. Hâlâ başarılı ve güçlü bir başkan olma fırsatı var. Umudumu koruyorum. Hem de merkez bankacılar için söylenmiş şu sözü hep akılda tutarak: “Sorumluluklarımızdan kaçabiliriz ama sonuçlarından kaçamayız!”